KNKM'de "Umre Yolculuğu" konuşulacak
Hamza Er, Edremit'te konuşacak
Kafkas sempozyumundan Rusya rahatsız oldu
İktibas'ın Mayıs sayısı okuyucuyla buluştu
Tebbet suresi’nin bize öğrettikleri
'Türkiye, sırtını Batıya dönmüyor'   |   Heniyye: Filistin topraklarında İsrail'e yer yoktur   |   Oğlumu iki metre toprak altından çıkardım   |   Obama: Radarın kontrolü NATO'ya devredilsin   |   "İran'a saldırı planı hazır"   |  
Ana Sayfa Künye İnternet Kullanma Kılavuzu Ziyaretçi Defteri İletişim
KUR'AN SİYER AKAİD FIKIH KAVRAMLAR RÖPORTAJLAR VİDEO İSLAM DÜNYASI GÜNCEL KÜLTÜR SANAT MEDYA OKUMA GÜNLÜĞÜ
Canlı Yayınlar
Kategoriler
KUR'AN
SİYER
AKAİD
FIKIH
KAVRAMLAR
RÖPORTAJLAR
VİDEO
ETKİNLİKLER
KARİKATÜR
İSLAM DÜNYASI
GÜNCEL
KÜLTÜR SANAT
SEÇME YAZILAR
MEDYA
E-KİTAP
İBRETLİK
ŞİİR
TAKVİMİMİZ
OKUMA GÜNLÜĞÜ
Şahit Olanlar
Okuma Günlügü
Kitaplar
Dergiler
Anket

Yönetici :..

Ak Parti en çok kimleri dönüştürdü?

Seçenekler
Sistemi
Sağcıları
Solcuları
Müslümanları

Sonuçları Göster

 
HERKES DİNİNİN SAHİCİ ADAMI OLMALI
Şükrü HÜSEYİNOĞLU - 07/02/2008 - 13:09
Dininin sahici adamı olanların giderek de daha da azaldığı bir süreçten geçiyoruz üstelik. Saflar gittikçe netleşeceği yerde her geçen gün daha da karmaşıklaşıyor, suret-i haktan görünme gayretiyle riyakarlıkta tavan yapan uslanmaz İslam düşmanları yanında, “la” demeden illaAllah diyerek (yani tağutları ve tağuti sistemleri reddetmeden İslam’a tabi olunabileceğini zannederek) dünya ve ahiret saadetinin yegane kaynağı İslam’ın sancağı altına girdiğine inanan niceleri de bu karmaşıklığa katkı sağlıyor.
Bundan on yıl kadar önce Selam gazetesinde bir yazar, laikçi cenahın İslami değerlere dinmek bilmez bir hasmaniyetle yaklaşan nice aktörlerinin yeri gelince suret-i haktan görünme çabasına yönelip takiyye silahına davranması karşısında isyan etmiş ve isyanını şu ironik ifadelerle dile getirmişti: “Ebu Cehillere hasret kaldık!”
Bir Müslümanın Hz. Peygamber’e amansız bir şekilde düşmanlık yapmış Ebu Cehil (Amr b. Hişam) gibi birisine yönelik ironik de olsa bir özlemi dillendirmesi kuşkusuz ki ilginç bir durumdu.
Aradan on yıl geçti ve ikiyüzlülük cephesinde değişen hiçbir şey yok. Yazarımız aynı özlemi bugün de dillendiriyor olmalı! Ne kadar İslam düşmanı varsa, ihtiyaç duyduğunda “Benim dedem de hafızdı”, “Ninem iki defa hacca gitmişti”, “Babaannem örtülüydü” riyakarlığına başvurmakta beis görmüyor.
 
Kimse “Evet arkadaş, ben İslam’ın düşmanıyım. İslam’ın adını duyunca kırmızı görmüş boğalara dönüyorum” şeklinde açıkça içinde olanı ortaya koymuyor. İslam’a düşmanlıklarını dürüstçe ortaya koymuyorlar, namaz, tesettür, oruç, hacc, kurban ve İslam’ı diğer tüm ölçü ve ilkelerine düşmanlık besliyor ve yönettikleri gazete ve televizyonlarda, tuttukları köşelerde ve yetkili iseler yetki alanlarında (çoğu zaman yetki alanlarını da aşarak) İslami değerlere karşı şeytanın askeri kesiliyor, Müslümanlara dünyayı dar etmek için ellerinden geleni yapıyorlar. Fakat bunu yaparken İslam’ı hedef aldıklarını söyleyememekte, kendilerince İslam’a “irtica” diye bir kod isim vererek düşmanlıklarını yapmaktadırlar.
 
Hayatları camii düşmanlığıyla geçen kelli felli laikçiler, öldüklerinde musalla taşına konulmakta, namaz ve dualar eşliğinde Müslüman mezarlığına defnedilmekte bir sakınca görmüyor. Bunun birkaç istisnası çıktı şimdiye kadar, Aziz Nesin başta olmak üzere. Kısacası, Ebu Cehil misali “özüyle sözüyle bir”, inkarcı gibi inkarcı bulmak çok zor bu devirde.
 
Peki “özü sözü bir”, inkarcı gibi inkarcı bulmak zor da, Hamza gibi, Ömer gibi, Ali gibi (selam olsun onlara) özü sözü bir Müslüman bulmak çok mu kolay? Kelime-i tevhidin gereği olarak tağutların otoritesini reddedip yalnız alemlerin Rabbi’nin hükümranlığını tanıdığını açık ve net olarak ilan eden ve bu çizgide sapmayan ve saptırmayan, doğrularını hiçbir yerde değiştirmeyen, davranış kodu olarak takiyye değil takvayı benimseyen özü ve sözü bir ne kadar Müslüman var çevremizde? Şüphesiz ki yok değil, fakat böyle sahici Müslümanların bugün Müslümanlar içinde istisnaları teşkil ettiğini üzülerek belirtmek zorundayız.
 
Nasıl ki laikçi şövalyeler ölçü ve değerlerine karşı şeytanın askeri kesildikleri İslam’a hasımlıklarını açık sözlülükle yapmıyor, ihtiyaç duyduklarında dede ve ninelerinin hafızlığından, hacılığından medet uman zavallı bir takiyyeciliğe tevessül ediyorlarsa (yeri gelmişken Türkiye’de takiyyeciliğin mucidinin ve mevcut takiyye borsasının en büyük yatırımcısının mevcut sistem olduğunu belirtmeliyiz), bugün birçok Müslümanın da küresel ve yerel tağuti sistemlerle ilişkisinde benzeri bir ikircillik, yer yer hakkı batıla bulamaya varan bir takiyyecilik kendini göstermektedir maalesef.
 
Bazı Müslümanlar, “seferle mükellefiyet” hakikati yerine kendilerine “zaferle mükellefiyet” icad edip bu yolda “köprüyü geçene kadar tağuti sistemlere yaranma” gibi batıl ve beyhude bir çaba içerisine girmekte, bu yolda bilumum tağuti kavram ve ilkelere bağlılıklarını deklare etme noktasına gelebilmekte, putlara sözlü ve fiili tazimde bulunmakta söz konusu “köprü teoremi” çerçevesinde bir sakınca görmez olmaktadırlar. Tabii söz konusu köprü de bitip tükenmek bilmediğinden bir noktadan sonra, önceleri köprüden geçmek için “katlanılan” ilkesel ödünler, zihinlerde normalleşmekte ve içselleştirilmektedir.
 
Laikçi kesimde topluma karşı takınılan takiyyecilikle kendini gösteren suret-i haktan görünme çabası ve buna karşılık dindar kesimdeyse sisteme karşı takınılan takiyyecilik sonucu ortaya çıkan suret-i laiklikten görünme çabası ortaya her şeyin karmaşıklaştığı, hakla batılın toplum nazarında belirginleşemediği, safların netleşmediği, kimin neye taraf olduğunun çok net olmadığı, insanların birbirleriyle dürüst ve açık yüreklilikle diyalog kurmaktan kaçındığı, hep birbirine rol yapan, içten pazarlıklı, gizli gündem sahibi insanlar toplumuna dönüşen bir ortam çıkarmış bulunuyor.
 
Dininin sahici adamı olanların giderek de daha da azaldığı bir süreçten geçiyoruz üstelik. Saflar gittikçe netleşeceği yerde her geçen gün daha da karmaşıklaşıyor, suret-i haktan görünme gayretiyle riyakarlıkta tavan yapan uslanmaz İslam düşmanları yanında, “la” demeden illaAllah diyerek (yani tağutları ve tağuti sistemleri reddetmeden İslam’a tabi olunabileceğini zannederek) dünya ve ahiret saadetinin yegane kaynağı İslam’ın sancağı altına girdiğine inanan niceleri de bu karmaşıklığa katkı sağlıyor.
 
Oysa alemlerin Rabbi yüce Allah, insandan inanıyorsa da inkar ediyorsa da bunda dürüst olmasını, riyakarlığa tevessül etmemesini istiyor. Kitab-ı Keriminde, hakla batıl arasında bir yakınlaşma tesis etme çabası içerisine girilmesine kesin bir reddiyede bulunuyor:
 
“Şu halde yalanlayanlara itaat etme. Onlar, senin kendilerine yaranmanı (uzlaşmanı) arzu ettiler; o zaman onlar da sana yaranıp-uzlaşacaklardı.” (Kalem 68/8-9)
 
Bu ayet-i kerime hakta sebat etmek yerine batıl anlayış ve ideolojilerle ilkeler üzerinde karşılıklı tavizleşmeye dayalı bir uzlaşma sapmasına yönelme tehlikesine karşı tüm çağların Müslümanını uyarmaktadır.    
Şehid Seyyid Kutub, Rabbimizin bu apaçık ikazını tefsirinde şöyle değerlendiriyor:
 
“Onlar tıpkı ticarette olduğu gibi pazarlık yapmaya, ortak bir nokta etrafında uzlaşmaya çalışıyorlar. Oysa inanç ile ticaret arasında büyük fark vardır. İnanç sahibi bir kimse inancının hiç bir prensibinden vazgeçmez. Onun gözünde büyük küçük bütün ilkeler aynı öneme sahiptir. Daha doğrusu inanç sisteminde büyük küçük diye bir ayırım olmaz. İnanç sistemi, her bir parçası birbirini bütünleyen bölünmez bir gerçektir. İnanç sistemine bağlı birisi, bir prensibe uyarken, bir diğerinden asla vazgeçemez.
 
İslam ile cahiliyenin yolun ortasında, daha doğrusu herhangi bir yolda buluşmaları mümkün değildir. Bu durum İslam ile her zaman ve her çağdaki cahiliye sistemleri arasında her zaman geçerli olan bir kuraldır. Bu kural dünkü cahiliye için olduğu gibi, bu günkü cahiliye için de, yarınki cahiliye için de geçerlidir. İslam ile cahiliye arasındaki uçurum aşılmaz niteliktedir. İkisini bir noktada buluşturmak için bu uçurumun üzerine bir köprü kurmak imkansızdır…” (Prof. Seyyid Kutub, Fi Zilal-il Kur’an, Cilt 10, sh. 126, Dünya Yayıncılık)
 
İnsanlık tarihinin medar-ı iftiharları peygamberler, Rablerinden kendilerine bildirilen ilke ve ölçüler üzerinde kimseyle pazarlık yapmadılar. Hiç kimsenin putuna “köprü geçme” vs gibi hiçbir gerekçeyle tazimde bulunmadılar. Sahici birer Müslüman olarak yaşayıp, beraberlerindeki Müminlerle birlikte dosdoğru bir hayat ve mücadele çizgisi sürdürdüler ve hakikatin sapmayan ve saptırmayan şahidleri olarak örnek hayatlarını bize miras olarak bıraktılar.
 
Bahaddin Urlu ağabeyin Hz. Musa örneği çerçevesinde çok güzel bir şekilde ifade ettiği gibi, onlar dinlerini değil dillerini yumuşattılar zalim ve tağutlar karşısında. Zorluklar karşısında zalimlerle uzlaşma arayışına değil, alemlerin Rabbi’ne sığındılar. Her biri “Sahici Müslüman nasıl olunur?” sorusunun yaşayan birer cevabı oldular. Hz. Peygamber, kendisine inandığı ilkelerden bazı tavizler vermesi karşılığında Mekke’nin meliki olması teklifine “Bir elime güneşi, bir elime ayı verseniz davamdan vazgeçmem” cevabını verdi.
 
Peygamberler, riyakarlığa, “sizin ilahınız da kutsal bizimki de” şirkine, ilkeler üzerinde pazarlığa asla prim vermedi. Özleriyle sözleriyle bir oldular ve beraberlerinde iman edenlere de bunu öğrettiler. Hakkın batıldan kesin olarak ayrışmasını, safların netleşmesini, herkesin tercihini açık ve net olarak ortaya koymasını şiar edindiler.
 
Bugünün Müslümanları olarak bizler, Nebevi geleneği diriltmek ve her an ve ortamda Rabbani ilkelere sadakati hakim tavır kılmak gibi büyük bir yükümlülüğün altında bulunduğumuzu bilmeliyiz.
 
“Dinde zorlama yoktur; Artık hak ile batıl iyice ayrılmıştır. Kim tağutu inkar edip Allah'a iman ederse, kopmak bilmeyen sağlam bir kulpa sarılmıştır. Allah işitendir, bilendir.” (Bakara 2/256)
2066
YORUM LİSTESİ
fatma 16-10-2011, 22:30:28
"Dininin sahici adamı olanların giderek de daha da azaldığı bir süreçten geçiyoruz üstelik. Saflar gittikçe netleşeceği yerde her geçen gün daha da karmaşıklaşıyor"

Tabi şimdi tam tersi hamdolsun.
Üç senede epey bir gelişme katedildi.
Moral bulmak için arada bu yazılara dönüp tekrar tekrar okumamız lazım diye düşünüyorum.
Allah razı olsun.
 
mustafa çavdar 17-02-2008, 19:08:24
kalemine yüreğine sağlık hocam
bizim müslümanlığımız dilimizde
doğruları kendimizce belirliyoruz, ALLAHIN KİTABI KURAN süzgeçinden geçirmiyoruz
60 sene ben müslümanım deyip de, kitabım KURAN dediği halde
bir kere olsun anlayarak okumayan neye, kime göre müslüman?
bir kere biz müslümanlığımızdan utanıyoruz yolculuk yaptığımız otobüs,vapur gibi taşıtlarda çantamızdan meali çıkarıp okumuyoruz, çevremdekiler ne der diye çekiniyoruz, ALLAH ne der diye aklımıza getrirmiyoruz
önce ben müslümanım diyen KURANIN canlı tercümanı olacak
şu ayeti bir inceleyelim

24/46. "Apaçık ayetler indirmişizdir. Allah, dileyen kimseyi dosdoğru yola yöneltir."

24/47. -"Allah’a ve peygamberine iman ettik, itaat ettik, diyorlar; sonra bunlardan bir grup, böyle söylemesine rağmen yüz çeviriyor. Bunlar, mümin değillerdir. "

24/51. "Aralarında hüküm verilmek üzere Allah’a ve peygamberine çağrılan müminlerin sözü sadece “işittik ve itaat ettik”dir. İşte kurtuluşa erenler bunlardır"
 
Mehmed Akgül 07-02-2008, 22:06:05
Bu başlık altındaki yazıyı okudukca asrı saadet öncesi yaşanan bedevi toplumlarına kadar gitti düşüncelerim ,ebu cehiller iktidar olmaları hesabıyla aleni karşı çıkışlarını yaparken aslında gerçekleri görüp inanması gerktiyini düşünüpde ebu cehil gibilerin korkusundan bir türlü bu imanını açığa çıkaramayanlarında olduğu bir gerçekti yalnız günümüzdeki ebu cehlin sisteminin kopyası bir sistemin var olduğunu unutmamak gerek , ve bu sistemin perde arkası yönetimi yani derin devlet dediyimiz(mason lions bilderberg gibi ) kökü dışardaki kuruluşların para karşılığı satın aldıkları silahlı vede siyasi güçlerin aldıkları milyar dolarları hak edebilmek adına ebu cehillerden daha hırslı çalıştıklarınıda görmekteyiz ,bu açıdan meseleye baktığımızda ve 80 küsur yıldırda ülkemdeki insanlara yapılan küfür baskılarının insanımızı nasıl pasifize ettiklerinide görmekteyiz .bütün bunlara rağmen ELHAMDULİLLAH bana göre muazzam bir uyanışın vede dirilişin o kutlu sabahındayız çünkü bizler samanlıklarda kuran dersi alırken şimdi bizim çocuklarımız kendilerine özgü görüşlerini basın yayın vede internet yoluyle elhamdulillah dünyaya haykıra biliyorlar bu bence çok güzel bir gelişme tabiiki bunun daha güzelini daha erken dirilişini görmeyi elbetteki arzu ediyoruz ama ne varki kafirunda boş durmuyor basınıyla yayınıyla hele hele görsel yayınlarıyla gençlerimizin beynini nasıl yıkamaya çalıştığınıda görüyoruz buna rağmen muazzam bir uyanış var uyanacağız uyanıyoruz uyanmalıyız ve uyanmak için özellilede siz kardeşlerimize daha büyük görevler düştüğününde farkında olmalısınız ALLAHIN RAHMETİ BEREKETİ VEDE YARDIMI TÜM ÜMMETİ MUHAMMED ÜZERİNE OLSUN BU MÜBAREK CUMA GECENİZ VE YARINKİ CUMANIZ MÜBAREK OLSUN ESSELAMÜ ALEYKÜM
 
DİĞER YAZILARI

07/05/2012 - 22:04 MÜLK KAVRAMINI DOĞRU ANLAMAK

21/04/2012 - 13:21 KULLANAN - KULLANILAN!

01/04/2012 - 14:55 FE EYNE TEZHEBÛN!

23/03/2012 - 22:15 TARİH NİÇİN TEKERRÜRDEN İBARETTİR?

18/02/2012 - 00:04 İDDİALARIMIZ VARDI BİZİM

02/02/2012 - 21:40 SURİYE DİRENİŞİ VE ÂDİL ŞAHİTLİK SORUMLULUĞU

14/01/2012 - 08:01 DERGİ DEĞİL MEKTEB: İKTİBAS

30/12/2011 - 09:55 HEPİMİZ “KORSAN”IZ, HEPİMİZ “KAÇAKÇI”!

23/12/2011 - 11:21 MÜSLÜMANLARIN KURUMLAŞMAKLA İMTİHANI

13/12/2011 - 00:10 KÜRESEL NEVZAT TANDOĞAN: NATO

03/12/2011 - 00:47 FETVA

18/11/2011 - 15:37 "ÇÖZÜM İSLAM'DA" HAKİKATİNE BURUN KIVIRMAK

23/10/2011 - 12:42 "İDEOLOJİSİZ ANAYASA" TALEBİ VE MÜSLÜMANLAR

12/10/2011 - 00:17 NİÇİN CİDDE VE KAHİRE?

21/09/2011 - 20:13 SUS PAYLARI VE MÜSLÜMANLAR

16/09/2011 - 15:57 BİLGİ FETİŞİZMİ

19/08/2011 - 05:05 AÇLIK SORUNU, İNSANİ YARDIM VE İSLAMİ MÜCADELE

16/08/2011 - 05:05 YÜZDE 81 DİNDAR, YÜZDE KAÇ MÜSLÜMAN?

25/07/2011 - 22:39 UNUTULMAYA YÜZ TUTAN DİL: TEVHİDCE

20/07/2011 - 10:23 DİCLE, KURTLAR, KUZULAR VE MÜSLÜMANLAR

07/07/2011 - 12:36 NAMAZDA KUR'AN OKUDUĞUMUZUN FARKINDA OLMAK

30/06/2011 - 07:14 HUDEYBİYE İSTİSMARINDA SON NOKTA

22/06/2011 - 18:56 İSLAM COĞRAFYASI, TÜRKİYELİ MÜSLÜMANLAR VE ÜÇ TUTUM

13/06/2011 - 23:31 RAHAT KAÇIRAN ÂYETLER!

02/06/2011 - 05:58 SİSTEM İÇİ DEĞİŞİM MÜSLÜMANLARIN LEHİNE Mİ İŞLİYOR?

27/05/2011 - 17:29 İTİDAL KAVRAMI DOĞRU ANLAŞILIYOR MU?

10/05/2011 - 11:19 "MEÂL - TEFSİR" FORMU DOĞRU MU?

01/05/2011 - 13:20 "TÖRENLER CUMHURİYETİ" VE ÇOK KUTSALLILIK

15/04/2011 - 13:01 İSLAM TOPRAKLARI NİÇİN KOLAY BOMBALANIYOR?

10/04/2011 - 23:36 BDP ÇOK GEÇ UYANDI!

25/03/2011 - 11:41 SENİN QULHUN SANA, BENİM QULHUM BANA!

05/03/2011 - 00:27 BÖLGEDEKİ GELİŞMELER: "İSLAM'SIZ LÂ" NE GETİRİR?

28/02/2011 - 23:05 ÖLÜM, İLKELER, PRAGMATİZM

18/02/2011 - 18:20 ŞEHADET: ALLAH İÇİN OLMAK

12/02/2011 - 08:56 TUNUS VE MISIR DENKLEMİ

31/01/2011 - 12:11 “Tarihin sonu"ndan devrimler çağına

21/01/2011 - 22:56 BİN ALİ, NE ÖZENTİSİYDİ?

07/01/2011 - 08:58 SEYYİD KUTUB VE BİZ: GERİ DEĞİL İLERİ

11/12/2010 - 01:09 “SEYYİD KUTUB’U AŞMAK” SÖYLEMİ

27/11/2010 - 12:49 KAPİTALİST KUŞATMAYA KARŞI ÇARESİZ MİYİZ?

10/11/2010 - 23:46 BİR AĞAÇ GİBİ TEK BAŞINA, BİR ORMAN GİBİ KARDEŞÇE

26/10/2010 - 00:35 MÜ'MİNLER BİRBİRLERİNİN VELîSİ Mİ?

23/10/2010 - 12:46 DANİEL BEBEK

12/10/2010 - 23:28 İSLAMİ SİYASET, MUHAFAZAKÂR SİYASETTEN AYRIŞMAKLA BAŞLAR

24/09/2010 - 12:41 KUR'AN MI TEMEL BELİRLEYİCİDİR, HADİSLER Mİ?

13/09/2010 - 13:13 AHALİYİ KİMLİKSİZLEŞTİRME PARTİSİ

07/09/2010 - 11:50 SON OLARAK...

28/08/2010 - 16:48 TERAZİNİN AYARLARIYLA OYNAMAK

23/08/2010 - 14:18 PRAGMATİZM ÇIKMAZI

13/08/2010 - 11:24 ERCÜMEND ÖZKAN FARKI

06/08/2010 - 11:48 HANGİ KÜRT MESELESİ?

16/07/2010 - 10:51 DUAYI BİREYSELLEŞTİRMEK

07/07/2010 - 13:33 RASULULLAH NİÇİN HABEŞİSTAN’A HİCRET ETMEDİ?

21/06/2010 - 10:18 ZAYIFLATILAN İSLAM DEVLETİ PERSPEKTİFİ

11/06/2010 - 15:29 ŞEHİDİN ARKADAŞI OLMAK

03/06/2010 - 11:05 KAHROLUYORUM

21/05/2010 - 18:39 MÜ'MİN ZİHNİN TEMEL KODLARI

15/05/2010 - 19:46 İLİŞTİRİLMİŞ DUYARLILIKLAR VE AFGANİSTAN

27/04/2010 - 12:47 TEVHİDDEN BAĞIMSIZ ADALET SÖYLEMİ

21/04/2010 - 12:28 MÜSLÜMANLAR VE "SİSTEMİN YENİDEN İNŞASI"

19/04/2010 - 13:48 TERÖRİZMİ KINAMAK

12/04/2010 - 19:12 TEKNOLOJİ: NE MAHRUMİYET, NE MAHKÛMİYET

10/04/2010 - 13:56 PARAYI VEREN DÜDÜĞÜ ÇALMAMALI

30/03/2010 - 22:35 KENDİ YERİMİZDE VE KENDİMİZ OLARAK...

26/03/2010 - 14:20 BUGÜNE KADAR HELAL MİYDİ?

12/03/2010 - 11:17 SOMALİ'DE "KORSANLAR VE İMPARATORLAR"

02/03/2010 - 17:59 MİNBERLER VE MİHRABLAR

19/02/2010 - 11:39 NATO'YA KİM "ONE MİNUTE" DİYECEK?

14/02/2010 - 19:26 SORGULANMAYAN VESAYET

06/02/2010 - 11:23 BAŞÖRTÜSÜ: ÇÖZÜM YAHUT ÇÖZÜLME

25/01/2010 - 14:13 DAVETTE YUVARLAK MASA MODELİ

19/01/2010 - 17:24 İSLAM RESTLEŞMEDİR!

09/01/2010 - 13:28 ÜÇ TARZ-I SİYASET

28/12/2009 - 20:03 BİZİM DE MUNTAZERİLERİMİZ OLMALI

17/12/2009 - 13:11 YOL AYRIMINDA İKİ PROJE

10/12/2009 - 19:02 O ZATEN KEFENİNİ GİYMİŞTİ

02/12/2009 - 09:53 İSLAM, KAPİTALİZMİN VİCDANI KILINAMAZ

26/11/2009 - 18:40 KURBAN

14/11/2009 - 17:50 GENETİĞİ DEĞİŞTİRİLMİŞ DİNDARLIK

08/11/2009 - 14:32 KİRLİ ÇORAP - KİRLİ MAHYA İKİLEMİNDE DİYANET

31/10/2009 - 16:11 ZİKR: RİTÜELLEŞTİRİLEN HAYAT ÖLÇÜSÜ

22/10/2009 - 14:30 İSTİKRAR

10/10/2009 - 14:19 ÇÖP İŞÇİSİNİN ÖLÜMÜ

24/09/2009 - 12:04 'DİNDARLIK ANKETLERİ'NDE SORULMAYAN SORU

06/09/2009 - 11:44 HANGİ EHL-İ SÜNNET?

26/08/2009 - 14:11 NAMAZ KILMAYANLAR NİÇİN ORUÇ TUTAR?

10/08/2009 - 10:55 RAMAZAN NİÇİN ZAM AYI OLDU?

15/07/2009 - 19:42 SEN DE Mİ ADEM!

01/07/2009 - 08:09 İSLAM İHTİLALCİ DEĞİL İNKILABCIDIR

16/06/2009 - 14:18 İRAN'DA "CUMHURİYET MİTİNGLERİ"

30/05/2009 - 08:50 DİNİ PAYANDALAŞTIRMAK

16/05/2009 - 10:19 OBAMA'DAN "CAN ALICI" MESAJLAR

04/05/2009 - 22:51 NÖBET YERLERİMİZİ NE ÇABUK TERK ETTİK

19/04/2009 - 11:34 "KUTLU DOĞUM" NE ZAMAN?

03/04/2009 - 19:56 "BEN YAPTIM OLDU" UMURSAMAZLIĞI

26/03/2009 - 11:50 BULDUĞUMUZ DEĞİL UMDUĞUMUZ

19/03/2009 - 08:16 PUTİN RUSYASI ve İSLAM

11/03/2009 - 00:16 BEN “SEÇİM”İMİ O GÜN YAPMIŞTIM

28/02/2009 - 12:05 AK PARTİ 28 ŞUBAT’IN MUSA’SI MI, ÂSÂSI MI?

19/02/2009 - 22:50 BAŞÖRTÜSÜNÜ SAVUNMAYA VAR MISINIZ?

13/02/2009 - 09:51 GAZZE'NİN KİMLİK İHRACI VE ÇOCUKLAR

30/01/2009 - 11:06 BİR AYAKKABI DA ERDOĞAN’DAN

18/01/2009 - 11:28 KAZANAN GAZZE HALKI OLDU

05/01/2009 - 22:13 İNSANLIĞIN ÖĞRETMENİ ŞEHİD GAZZE

20/12/2008 - 17:07 ALLAH’TAN KORKMUYORSAN, HİZBULLAH’TAN UTAN!

11/12/2008 - 14:49 ARABESKİN EN TEHLİKELİSİ

28/11/2008 - 10:00 KURBAN ORTAKLIĞI

20/11/2008 - 08:30 BÜYÜCÜLER VE KEMALİSTLER

08/11/2008 - 11:01 OBAMA KİMİ KURTARACAK?

08/10/2008 - 16:34 KÜRT SORUNU: ÇÖZÜMSÜZLÜK MÜ, ÇÖZÜM MÜ?

18/09/2008 - 11:05 RAMAZAN, KUR’AN VE KADINLAR

07/09/2008 - 16:03 ANNE-BABAYA "ÖF" DEMEYEN BİR TOPLUM!

27/08/2008 - 21:10 RAMAZAN DENİNCE

19/08/2008 - 08:57 AKVARYUM MÜSLÜMANLIĞI

03/08/2008 - 12:38 PUTLARIN HAKKI DEVİRİLMEKTİR, ISLAH EDİLMEK DEĞİL!

17/07/2008 - 12:07 İSLAM’IN İLK ŞARTI CİDDİYETTİR!

08/07/2008 - 18:26 MÜSLÜMANLAR CAHİLİ SİSTEME KANAT OLMAMALI!

29/06/2008 - 18:24 ÇİZGİ FİLMLER NE KADAR MASUM?

20/06/2008 - 14:25 PROVOKATÖR İTHAMI ÜZERİNE

03/06/2008 - 07:03 DOĞRU CAMİLER AÇIK, FAKAT NEYE?

24/05/2008 - 17:08 YANGINDA İLK KURTARILACAK

14/05/2008 - 22:21 BOYKOTUN ÖNEMİNİ KAVRAYAMAYANLAR İÇİN BİR HABER

03/05/2008 - 20:49 YALANDAN KİM Mİ ÖLMÜŞ?

19/04/2008 - 19:45 NE "HOŞKÖRÜ", NE ŞİDDET KÖRÜ!

05/04/2008 - 13:58 HATİM KAMPANYALARI

11/03/2008 - 20:02 KADIN-ERKEK: REKABET Mİ, VELAYET Mİ?

01/03/2008 - 10:40 “MÜCAHİD DENKTAŞ” İSLAMİ DEĞERLERE KARŞI!

23/02/2008 - 19:13 KUR’AN İLAÇ DEĞİL REÇETEDİR

07/02/2008 - 13:09 HERKES DİNİNİN SAHİCİ ADAMI OLMALI

26/01/2008 - 19:42 BU KADAR CEHALET İÇİN "AYDIN" OLMAK ŞART MI?

20/01/2008 - 14:49 BAŞÖRTÜSÜNE KARŞI KEMALİZM-APOİZM İTTİFAKI MI?

06/01/2008 - 23:06 NAMAZLARIMIZI HIZDAN KORUYALIM

25/12/2007 - 20:03 HACCIMIZI GERİ İSTİYORUZ

04/12/2007 - 21:22 BU SENARYO, ALFRED HİTCHCOCK'A MI AİT?

19/11/2007 - 10:24 KUDÜS BULUŞMASI: RENKLER AYRI, DUYGU VE SLOGANLAR AYNI

01/11/2007 - 10:38 TOPLUM MÜHENDİSLERİNİN YENİ GÖZDELERİ: NEOMENKIBECİLER

08/10/2007 - 17:22 TV ESİR ALIYOR; ESİR OLACAK MIYIZ?

01/10/2007 - 12:44 "NİŞANLILIK DÖNEMİ NİKAHI": KİTABA UYMAK YERİNE KİTABINA UYDURMAK

11/09/2007 - 12:37 BELEDİYELER VE RAMAZAN: GÖLGE ETMEYİN BAŞKA İHSAN İSTEMEZ!

01/09/2007 - 15:23 KAVRAMLARIMIZA SAHİP ÇIKALIM!

07/08/2007 - 10:53 “İSLAMSIZ İSLAM” SAPTIRMALARINI BOŞA ÇIKARMAK

27/07/2007 - 17:13 ULUSALCILARIN MUMU YATSIYA KADAR YANDI!

23/07/2007 - 12:59 İSLAMİ MÜCADELE BİR BÜTÜNDÜR, PARÇALANAMAZ!

12/07/2007 - 10:35 YALANDAN KİM Mİ ÖLMÜŞ?

02/07/2007 - 11:31 JAKOBENİZMİN YENİ MEVZİSİ, YENİ MASKESİ: ULUSALCILIK

14/06/2007 - 18:33 ÇEVRESEL İFSADIN SONUCU: "SEKÜLER KIYAMET" BEKLENTİSİ

05/06/2007 - 18:20 LAİSİZMİN MERCAYUN'U, İSLAM'IN BİNT CİBEYL'İ

25/05/2007 - 13:16 İSLAM SADECE ANLATILMAZ, YAŞANIR

12/05/2007 - 14:29 ÇÖZÜM; MEŞAKKATLİ FAKAT İSABETLİ OLAN NEBEVİ HAREKET METODUDUR

01/05/2007 - 20:38 HAYALCİ VE ERTELEMECİ SİYASETİN SONU: "TİYATROMUZ BURAYA KADARDI!"

27/04/2007 - 15:24 PROVOKASYONLAR, TEKTİPÇİ ULUS KİMLİK KURGUSUNDA DÜĞÜMLENİYOR

18/04/2007 - 20:14 “ILIMLI MÜSLÜMAN” KİMDİR?

11/04/2007 - 19:50 KAVMİYETÇİLİK, EMPERYALİZME KUSURSUZ HİZMETİNİ SÜRDÜRÜYOR

30/03/2007 - 11:55 İNTERNETİ MÜSLÜMANCA KULLANMAK

22/03/2007 - 18:56 ESKİDEN BAKKALLARIMIZ VARDI

12/03/2007 - 13:32 “BÜYÜK BULUŞMA"DAN BÜYÜK TAHRİBAT

23/02/2007 - 16:14 “MUHAFAZAKAR DEMOKLES”İN KILICI İLKAV’IN TEPESİNDE

07/02/2007 - 11:30 KUR'ANI TAHKİR VE TEZYİF SUÇU

22/01/2007 - 17:03 İKİ YÜZLÜ MEDYANIN “ÇILGIN TÜRKLER”İ
YAZARLAR
Fatih PALA
BAHADDİN YILDIZ VE KADİR KIYMET BİLMEK
Bünyamin ZERAN
ALİM OLMAK MI ENTELEKTÜEL OLMAK MI?
Mükerrem BULUT
DÜNYA; KALBİMİZDE Mİ ELİMİZDE Mİ?
Mustafa ATAV
DURDURUN TRENİ, İNECEK VAR!
Cemil ARSLAN
YENİ BİR DÜNYA KURMALIYIZ!
Mehmet PAMAK
MODERN PUTPERESTLİK: FUTBOL FANATİZMİ
Mehmed MAKSUT
GEZİ VE MUHASEBE
Şükrü HÜSEYİNOĞLU
MÜLK KAVRAMINI DOĞRU ANLAMAK
Ömer KARAKAŞ
KOPARILAN İMAN-AMEL BÜTÜNLÜĞÜ BAĞI
Hikmet ERTÜRK
MÜSLÜMAN OLARAK YAŞLANMAK
Ahmed KALKAN
4+4+4, MÜSLÜMANLAR İÇİN NE İFADE EDİYOR?
M. Kürşat GÜRSOY
BİR KONFERANSTAN İZLENİMLER
Fatma CEREN
BAŞLIKLI MASAL -3-
Şinasi ULUDOĞAN
AYAĞI YORGANA GÖRE UZATMAK!
ENÇOK OKUNANLAR
MEKKE VE MEDİNE`YE SAHİP ÇIKALIM
İSLAM SADECE ANLATILMAZ, YAŞANIR
MÜSLÜMAN GENÇLERDE BURÇ SAPMASI
MÜSLÜMAN OLMAK YETMİYOR MU?
TEVHİD VE ŞİRK ÜZERİNE
İNTERNETİ MÜSLÜMANCA KULLANMAK
RADİKAL AYNA
TOPLUMSAL EŞİTSİZLİK VE TABAKALAŞMA
NEYİ ANLATACAĞIZ?
SÜTÇÜ İMAM BUGÜN YAŞASAYDI NE YAPARDI?
GÜNÜN KONUSU
BİR AYET
BİR HADİS
BİR SÖZ
VİDEO
 
 
Copyright © 2009 İslam ve Hayat
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz

Evden Eve Nakliyat Evden Eve Nakliyat