KNKM'de "Umre Yolculuğu" konuşulacak
Hamza Er, Edremit'te konuşacak
Kafkas sempozyumundan Rusya rahatsız oldu
İktibas'ın Mayıs sayısı okuyucuyla buluştu
Tebbet suresi’nin bize öğrettikleri
'Türkiye, sırtını Batıya dönmüyor'   |   Heniyye: Filistin topraklarında İsrail'e yer yoktur   |   Oğlumu iki metre toprak altından çıkardım   |   Obama: Radarın kontrolü NATO'ya devredilsin   |   "İran'a saldırı planı hazır"   |  
Ana Sayfa Künye İnternet Kullanma Kılavuzu Ziyaretçi Defteri İletişim
KUR'AN SİYER AKAİD FIKIH KAVRAMLAR RÖPORTAJLAR VİDEO İSLAM DÜNYASI GÜNCEL KÜLTÜR SANAT MEDYA OKUMA GÜNLÜĞÜ
Canlı Yayınlar
Kategoriler
KUR'AN
SİYER
AKAİD
FIKIH
KAVRAMLAR
RÖPORTAJLAR
VİDEO
ETKİNLİKLER
KARİKATÜR
İSLAM DÜNYASI
GÜNCEL
KÜLTÜR SANAT
SEÇME YAZILAR
MEDYA
E-KİTAP
İBRETLİK
ŞİİR
TAKVİMİMİZ
OKUMA GÜNLÜĞÜ
Şahit Olanlar
Okuma Günlügü
Kitaplar
Dergiler
Anket

Yönetici :..

Ak Parti en çok kimleri dönüştürdü?

Seçenekler
Sistemi
Sağcıları
Solcuları
Müslümanları

Sonuçları Göster

 
ÖZGÜR-DER
Cemil ARSLAN - 01/01/2008 - 12:52
Özgür-Der, akrep kıskaçlarına, derin devletçilere, sanal krizcilere, psikolojik savaşçılara, oligarşik bürokrasiye ve otoriter idarecilere karşı söylemleri ve yapmış olduğu eylemlerle “nokta atışları” yapabilmiş, arının yuvasına çomak sokabilmiş, “padişahım çok yaşa” yağdanlığına asla soyunmamış, kimseye kul, köle veya uşak olmamıştır. Bu vesileyle, Sayın Genel Başkan Hülya ŞEKERCİ’ye, yönetim kurulu üyelerine ve emeği geçen tüm gönüldaşlarımıza teşekkürlerimi arz ediyorum.

ÖZGÜR-DER (Özgür Düşünce ve Eğitim Hakları Derneği), Türkiye’de kültür, eğitim ve düşünce alanında her türlü bilimsel çalışmaya ve gelişmeye katkıda bulunmak; eğitim ve öğretime, yayıncılığa, her türlü düşünce özgürlüğüne ve insani değerlere yönelik hak ihlallerine karşı hukuki mücadele vermek; insan hakları mücadelesi veren sivil toplum örgütleriyle ortak çalışmalar yapmak amacıyla kurulmuştur.
 
Kuruluş Süreci:
 
28 Şubat 1997’de icra(!) edilen post-modern darbe sonrası süreçte Türkiye’de yaşanan insan hakları, düşünme ve eğitim özgürlüğü kapsamındaki hak ihlalleri pervasızlaşarak had safhaya ulaşmıştır. Bu süreçte en büyük darbe, yaşamı anlamlandırmak ve evrensel doğruları yakalamak konusunda özgürlük ve özerklik alanını ifade eden üniversitelerde yaşanmış, genel olarak özgürlükler ve insan hakları rafa kaldırılmış, hükümet düşürülmüş, YAŞ Kararları adeta anayasal bir “manzume” niteliğine büründürülmüştür.
 
28 Şubat süreciyle birlikte üniversitelerde İslam dinine olan bağlılıkları nedeniyle dinin bir emri olarak başörtüsü takan kız öğrencilerin öğrenim hakları tamamen engellenmiş, tam bir zulüm süreci hüküm sürmüştür. Hatta yüksek din eğitimi vermek amacıyla açılan ilahiyat fakültelerinde bile başörtüsü yasağı yürürlüğe konmuştur.
 
Bu yasak, anayasa ve kanunlarda başörtüsü nedeniyle eğitim hakkını engelleyen herhangi bir yasa veya yoruma açık bir hüküm olmamasına rağmen bizzat 28 Şubat cunta rejimi tarafından YÖK ve üniversite rektörleri üzerinde baskı, cebir ve tehdit oluşturarak yürürlüğe konulmuştur. Bu yasağa farklı dünya görüşlerine sahip on binlerce öğrenci top yekun tepki göstermiş, başkaldırmış veya protesto eylemleri yapmıştır. “Cuntaya Hayır, Eğitime Özgürlük”, “İnanca Saygı, Düşünceye Özgürlük”, “Eğitim Hakkı Engellenemez” sloganları ile caddelere taşan binlerce öğrenci, kolluk güçleri tarafından tartaklanmış, coplanmış, gözaltına alınmış yahut tutuklanmıştır. Ve bu süreçte on binlerce başörtülü üniversite öğrencisi okullarından uzaklaştırılmış ve mağdur edilmiştir.
 
28 Şubat cunta rejiminin kararlarıyla gasp edilen eğitim haklarını geri alabilmek için ortaya koydukları sivil tepkilerle sonuç alamayan öğrenciler ve temsilcileri, kendilerine destek veren bazı avukatların, gazetecilerin, yazarların, sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin ve farklı branşlardan sorumluluk sahibi aydınların katılımı ile sivil bir inisiyatif olarak “Özgür Düşünce Girişimi” adıyla bir komisyon oluşturmuşlardır.
 
Özgür Düşünce Girişimi 25 Aralık 1998 tarihinde gerçekleştirdiği geniş katılımlı bir toplantıda yürüttüğü hukuk mücadelesini yeni kurulacak bir insan hakları derneği ile devam ettirmeye karar vermiştir. Böylece Türkiye’de yaşanan eğitim alanındaki insan hakları ihlalleriyle özel olarak ilgilenmek; ama aynı zamanda bu tür hukuksuzlukların arkasında yatan tüm insan hakları ihlalleri ile de mücadele etmek ve Türkiye’deki insan hakları mücadelesine yeni bir katkı sağlamak amacıyla “8 Mart 1999” tarihinde gerçekleştirilen bir basın toplantısıyla “Özgür Düşünce ve Eğitim Hakları Derneği” (ÖZGÜR-DER)’in kurulmuş olduğu kamuoyuna ilan edilmiştir.
 
Genel merkezi İstanbul’da bulunan derneğin Ankara, Diyarbakır, Avcılar, Beykoz, Bursa, Batman, Çorum, Ümraniye, İzmir ve Tatvan olmak üzere 10 şubesi mevcuttur.
 
Genel bir değerlendirme yapacak olursak;
 

ÖZGÜR-DER, gerçekten ismiyle müsemma olduğu gibi; eğitim ve düşünce özgürlüklerin engellenmesi konusunda eşsiz bir mücadele örneği sergilemiş, yalana, talana, hırsızlığa, aldatmaya sömürüye, tiranlara, başörtüsü zulmüne v.b her türlü hukuksuz ve keyfi uygulamalara karşı masumların, ezilenlerin ve kimsesizlerin sesi, gözü, kulağı, ruhu veya “varlıksal alan”ı olmuştur.

Akrep kıskaçlarına, derin devletçilere, sanal krizcilere, psikolojik savaşçılara, oligarşik bürokrasiye ve otoriter idarecilere karşı söylemleri ve yapmış olduğu eylemlerle “nokta atışları” yapabilmiş, arının yuvasına çomak sokabilmiş, “padişahım çok yaşa” yağdanlığına asla soyunmamış, kimseye kul, köle veya uşak olmamıştır. Bu vesileyle, Sayın Genel Başkan Hülya ŞEKERCİ’ye, yönetim kurulu üyelerine ve emeği geçen tüm gönüldaşlarımıza teşekkürlerimi arz ediyorum.

Batı emperyalizminin dayatmalarına direnebilmiş, “halka karşı, halka rağmen” felsefesine temelden karşı çıkmış, bu konularda çeşitli sivil toplum kuruluşlarıyla diyalogunu kesmemiş, maddi hiçbir kaygısı olmayan, bilinç kaybına uğramayan, oportünizmin büyülü havasına kapılmayan, polemiklere takılmayan, demagoji yapmayan, değerlerini yitirmeyen, metamorfoza uğramayan, asli hüviyetini kaybetmeyen ve sonuçta eşine nadir rastlanabilen “güzide” örgütlenmelerden birisi olarak belleklerimizde müstesna yer tutmuştur.

2908
YORUM LİSTESİ
muhammed yusuf 20-01-2008, 23:42:15
sadece özgür-der çerçevesinde değil hakikaten sivi ltoplumculuk(?) açısından ele almak gerekir bu konuyu. bir sivil toplum(doğru bir tabir değil esasında ama alışıldığından söylüyorum) çatısı altında bir gayret sarfetmeye çalışıyorum ancak koca yusuf kardeşimiz araştırın, sorunlu bir iştir diyor. araştırdığımız kadarıyla bir mahzuru yok diye düşünüyor bu sebepten bunu yapıyoruz. ama kardeşimiz bizlere neden sorun olduğunu izah ederse inşallah daha iyi olacaktır. sorun ise hakikaten diretmek yanlıştır fakat değilse ve hatta gerekliyse koca yusuf kardeşimizi de bu yapılarda birlikte mücadeleye davet etmek gerekir. yanılıyor muyum? Allah'a emanet olun.
 
Barış Sürer 18-01-2008, 22:44:01
Hılfu'l-Fudûl değil, bizzat hareketin kendisi. bu dernek olmuş, cemaat olmuş önemli değil. önemli olan Allah'ın dinini yüceltmek, zalime meydan vermemek koca yusuf kardeşim
 
koca yusuf 17-01-2008, 18:32:15
ilyas kardeşim nebevi hareket metodunda sivil toplum kuruluşçuluğu gibi bir yol ve yöntem mi var ? biliyorum yine hılful fudul diyeceksiniz lakin bu yanlış bir değerlendirme, bir hılful fudul aldatmacasıdır gidiyor ne yazık ki,. konuyu araştırmanızı tavsiye ederim. selamlarımla
 
İlyas 07-01-2008, 16:05:20
Türkiye'de sivil toplum kuruluşlarına yaklaşım konusunda müslümanlar olarak sağlıklı yaklaşım geliştiremiyoruz. Sivil toplum kuruluşlarını ya "tağuttan icazet almak" noktasında son derece sığ bir yaklaşımla baştan mahkum ediyoruz. Ya da temel ilkelerin gözardı edilerek; bir araç olmaktan ziyade sivil toplum kuruluşlarının kendisini bir amaç haline dönüştürüyoruz. Özgür-Der neredeyse 10 yıllık mazisiyle ifrat ve tefrit yaklaşımlarına karşı dengeli bir dernek faaliyeti yürüttü. Türkiye'nin pek de uzun sayılmayacak tevhidi mücadele sürecinin en önemli kazanımlarınından biri olarak anılmayı hak etti. Konuyu gündeme taşıyan Cemil abiye selam ve saygılar...Kaleminize sağlık...
 
Ahmet Örs 07-01-2008, 01:38:28
Özgür-Der, son paragrafta Cemil abi tarafından çok güzel değerlendirilmiş. Eline sağlık...
 
DİĞER YAZILARI

15/05/2012 - 10:12 YENİ BİR DÜNYA KURMALIYIZ!

12/03/2012 - 14:27 HAYDİ MÜSLÜMANLAR! GELECEK PERSPEKTİFLERİNİZİ GETİRİNİZ!

18/01/2012 - 11:27 ALLAH'A TESLİM OLMAK!

05/08/2011 - 23:54 KARDEŞLİK ÇAĞRISI!

21/06/2011 - 18:33 DİRENİŞİN PSİKOLOJİSİ VE SOSYOLOJİSİ

03/05/2011 - 20:42 NASIL BİR SİYASET ve TOPLUM MODELİ?

10/07/2009 - 12:09 ÇİN ZULMÜNE SON VERİLMELİDİR!

24/06/2009 - 16:43 DARBECİLER MUTLAKA YARGILANMALIDIR!

03/02/2009 - 22:46 GAZZE: CİHADIN VE DİRENİŞİN SEMBOLÜ

17/12/2008 - 21:33 İNSAN HAKLARI EVRENSEL BEYANNAMESİ ÜZERİNE

29/10/2008 - 10:40 KÜRESEL KAPİTALİZM ÇÖKÜŞ SÜRECİNİ YAŞIYOR

21/07/2008 - 08:57 ERGENEKON ÖRGÜTÜ MUTLAKA ÇÖKERTİLMELİDİR

01/07/2008 - 17:00 FERT VE CEMİYET

16/04/2008 - 18:45 SUÇLULAR TOPLUMSAL YAPIYI TEHDİT EDİYOR!

12/03/2008 - 10:44 STATÜKO’NUN ARSIZ DİRENİŞİ YAHUT CAN ÇEKİŞMESİ

26/02/2008 - 12:42 İSLAMOFOBİ: KÜRESEL EMPERYALİZMİN İSLAM KORKUSU

05/02/2008 - 20:07 BAŞÖRTÜSÜ ZULMÜ NE ZAMAN BİTECEK!

22/01/2008 - 22:31 ZALİM İSRAİL’İ KİM DURDURACAK?

01/01/2008 - 12:52 ÖZGÜR-DER

29/08/2007 - 11:09 İHH: “İNSANİ YARDIM VAKFI”

17/07/2007 - 18:21 TOPLUMSAL DEĞİŞME, YOZLAŞMA VE AHLAKİ KİRLENME

18/06/2007 - 11:52 KARDEŞ KAVGASI NE ZAMAN BİTECEK?

24/05/2007 - 11:13 ZALİM VE MAZLUM

08/05/2007 - 11:45 İKİ KUTUPLU TOPLUMSAL KAMPLAŞMA SÜRECİ

23/04/2007 - 13:26 ÜÇÜNCÜ DÜNYANIN BATILILAŞTIRILMASI

11/04/2007 - 16:34 TOPLUMSAL EŞİTSİZLİK VE TABAKALAŞMA

28/03/2007 - 17:24 İSRAİL’İN İNSANLIKLA SAVAŞI!

26/03/2007 - 13:26 EĞİTİM SİSTEMİNİN TEMEL PROBLEMLERİ

19/03/2007 - 14:50 TOPLUM YÖNETİMİ VE İNSAN HAKLARI

12/03/2007 - 11:29 GLOBAL EMPERYALİZM VE MODERN SÖMÜRGECİLİK

26/02/2007 - 15:59 “D–8”: SON YÜZYILIN ALTERNATİF PROJESİ

12/02/2007 - 11:44 DEMOKRASİ DÜŞÜNCESİ: ELEŞTİREL BİR YAKLAŞIM

05/02/2007 - 12:22 İSLAM İLE TERÖR ASLA BAĞDAŞTIRILAMAZ

22/01/2007 - 16:48 SADDAM HÜSEYİN NİÇİN İDAM EDİLDİ?
YAZARLAR
Fatih PALA
BAHADDİN YILDIZ VE KADİR KIYMET BİLMEK
Bünyamin ZERAN
ALİM OLMAK MI ENTELEKTÜEL OLMAK MI?
Mükerrem BULUT
DÜNYA; KALBİMİZDE Mİ ELİMİZDE Mİ?
Mustafa ATAV
DURDURUN TRENİ, İNECEK VAR!
Cemil ARSLAN
YENİ BİR DÜNYA KURMALIYIZ!
Mehmet PAMAK
MODERN PUTPERESTLİK: FUTBOL FANATİZMİ
Mehmed MAKSUT
GEZİ VE MUHASEBE
Şükrü HÜSEYİNOĞLU
MÜLK KAVRAMINI DOĞRU ANLAMAK
Ömer KARAKAŞ
KOPARILAN İMAN-AMEL BÜTÜNLÜĞÜ BAĞI
Hikmet ERTÜRK
MÜSLÜMAN OLARAK YAŞLANMAK
Ahmed KALKAN
4+4+4, MÜSLÜMANLAR İÇİN NE İFADE EDİYOR?
M. Kürşat GÜRSOY
BİR KONFERANSTAN İZLENİMLER
Fatma CEREN
BAŞLIKLI MASAL -3-
Şinasi ULUDOĞAN
AYAĞI YORGANA GÖRE UZATMAK!
ENÇOK OKUNANLAR
MEKKE VE MEDİNE`YE SAHİP ÇIKALIM
İSLAM SADECE ANLATILMAZ, YAŞANIR
MÜSLÜMAN GENÇLERDE BURÇ SAPMASI
MÜSLÜMAN OLMAK YETMİYOR MU?
TEVHİD VE ŞİRK ÜZERİNE
İNTERNETİ MÜSLÜMANCA KULLANMAK
RADİKAL AYNA
TOPLUMSAL EŞİTSİZLİK VE TABAKALAŞMA
NEYİ ANLATACAĞIZ?
SÜTÇÜ İMAM BUGÜN YAŞASAYDI NE YAPARDI?
GÜNÜN KONUSU
BİR AYET
BİR HADİS
BİR SÖZ
VİDEO
 
 
Copyright © 2009 İslam ve Hayat
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz

Evden Eve Nakliyat Evden Eve Nakliyat