KNKM'de "Umre Yolculuğu" konuşulacak
Hamza Er, Edremit'te konuşacak
Kafkas sempozyumundan Rusya rahatsız oldu
İktibas'ın Mayıs sayısı okuyucuyla buluştu
Tebbet suresi’nin bize öğrettikleri
'Türkiye, sırtını Batıya dönmüyor'   |   Heniyye: Filistin topraklarında İsrail'e yer yoktur   |   Oğlumu iki metre toprak altından çıkardım   |   Obama: Radarın kontrolü NATO'ya devredilsin   |   "İran'a saldırı planı hazır"   |  
Ana Sayfa Künye İnternet Kullanma Kılavuzu Ziyaretçi Defteri İletişim
KUR'AN SİYER AKAİD FIKIH KAVRAMLAR RÖPORTAJLAR VİDEO İSLAM DÜNYASI GÜNCEL KÜLTÜR SANAT MEDYA OKUMA GÜNLÜĞÜ
Canlı Yayınlar
Kategoriler
KUR'AN
SİYER
AKAİD
FIKIH
KAVRAMLAR
RÖPORTAJLAR
VİDEO
ETKİNLİKLER
KARİKATÜR
İSLAM DÜNYASI
GÜNCEL
KÜLTÜR SANAT
SEÇME YAZILAR
MEDYA
E-KİTAP
İBRETLİK
ŞİİR
TAKVİMİMİZ
OKUMA GÜNLÜĞÜ
Şahit Olanlar
Okuma Günlügü
Kitaplar
Dergiler
Anket

Yönetici :..

Ak Parti en çok kimleri dönüştürdü?

Seçenekler
Sistemi
Sağcıları
Solcuları
Müslümanları

Sonuçları Göster

 
BAĞIMSIZ İSLAM DÜŞÜNCESİNİN YOKLUĞU VARLIĞIMIZI VE GELECEĞİMİZİ TEHDİT EDİYOR
Ahmet ÖRS - 04/10/2007 - 17:48
Modern kavramlar bugün neredeyse ilahi kaynaklı imişlercesine İslami çevrelerde kabullenilir olmuştur. İslami siyaset iddiasındaki muhafazakar politik çevrelerin niteliksiz birikimleriyle batılı kavramları takiyye davranışı uzantısı olarak dillerine pelesenk etmeleri Müslüman kitlelerin zaten sıkıntılı din anlayışlarını tamamen dumura uğratmıştır. Bugün Müslüman siyasetçiler ve onlara destek veren kitleler neye nasıl inandıklarının farkına varamayacakları bir aymazlık içindedirler. Kur’an’dan değil de geleneğin yanlış din anlayışı ile modernizmin şirk içeren söylemleriyle beslenmiş –ya da zehirlenmiş– bir zihinsel alt yapıdan İslam düşüncesinin neş’et etmesini beklemek safdillikten başka bir şey olamaz.
 
 
            İslam düşüncesinin hayatiyetini sürdürebilmesi bakımından atılacak her adım son derece önemlidir. Bağımsız bir İslam düşüncesinin boy vermesi ve insanlarla buluşması sürekli olarak belirsiz bir tarihe ertelenemez.
            Müslümanların bağımsız bir İslam düşüncesi inşa edememesi veya bu dinamiği günümüz insanlığı için bir umut haline getirememesi büyük bir talihsizliktir. Bu tamamen kendi iç dinamiklerimizin bir yetersizliğidir. Kendi irademizin ortaya çıkamaması bu sonucun oluşmasında fazlasıyla etkendir.
            İslam düşüncesinin çerçeveleri belirlenmiş bir öz olarak hayata müdahale edip onu coşkun bir huzur iklimine sokmasının önünde birçok engel var. Bu engeller modern ve geleneksel temelde sınıflandırılabilir.
            Geleneksel yaklaşımlar İslam düşüncesinin varlığı ile yokluğu arasındaki farkı neredeyse göremeyecek basiretsizliktedir çoğu zaman. İslam’ın bünyesinde yer alan kimi eğilimler olması gereken ölçülerinden uzaklaşarak düşüncenin bir akım, bilgiyle desteklenip büyütülen bir süreç olmasını engellemektedir. Bireysel arınma eğilimlerinin mistik bir algı ve yaşam tarzına dönüşmesi, o çizginin o mantıkla bir şekilde günümüze de sirayet eden bir mahiyet kazanması İslam düşüncesinin sistematik bir yapı kazanmasına imkân vermemektedir.
            İslam bireysel duruşları kökten etkileyen bir çağrıdır. Bununla beraber bu çağrı asla toplumsal/evrensel boyutu asla ihmal etmez. İslam’ın bireysel arınmayı hedefleyen çağrısı toplumsal projelerin hayatiyet bulma mücadelesiyle pratiklik kazanacaktır. Tasavvufun bizim inançlarımız üstündeki öldürücü tesiri tam da bu noktada ortaya çıkar. Büyük düşünsel atılımların neredeyse son derece gereksiz olduğu zehabını bireylerde yaygınlaştıran temelsiz bir “arınma” söylemi İslam düşüncesinin bütün toplumsal katmanlarda neşvü nema bulmasına mani olmaktadır. Dünya hayatının hemen bütün alanlardan el etek çekme şeklinde verilebilecek bir imtihana ev sahipliği yaptığını ileri sürmek bu tarz eğilimleri fazlasıyla desteklemektedir. Binaenaleyh tasavvufun öldürücü bu tesiri ile mücadele etmek birey ve kitlelerdeki sorumluluk bilinçlerinin oluşmasına katkıda bulunacak ve İslam düşüncesinin her çizgide boy vermesi mümkün olabilecektir.
            İslam düşüncesinin bağımsız duruşunun oluşmasını engelleyici en önemli faktörlerden biri de modern paradigmaya karşı gösterilen teslimiyet veya hayranlıktır. Modern süreçler Müslümanları birçok yolla teslim almış görünüyor. Modernizmin İslam dünyasına girişinden bugüne Müslümanlar kendi dinamiklerine bağlı kalarak bir fikrî mücadele kurumsallaştıramadılar. Modernizme, batı karşısında uğranılan mağlubiyetlerin neticesinde sorgusuz teslimiyet psikolojisi bugün de varlığını bütün gücüyle sürdürmektedir. Gerek aydın çevrelerin gerekse de İslami siyaset yapma iddiasındaki politik yapıların İslam düşüncesini algılamadaki yetersizlikleri bu durumun oluşmasında baş müsebbiplerdendir.
            Osmanlı aydınlarından bugüne ulaşan İslamcı aydınlar zümresinde nadiren görülen farklılar haricinde bu maluliyet her zaman baskın bir karakter olagelmiştir. Mağlubiyet psikolojisi bu denli sarsıcı olması beklenmese de anlaşılabilir bir durumdur ancak sonraki dönem aydınlarının bir mukavemet oluşturması gerekirken mağlubiyet duygusunu tamamen kanıksayan yaklaşımları bağımsız İslam düşüncesinin oluşumunu engellemiştir.
            Modern kavramlar bugün neredeyse ilahi kaynaklı imişlercesine İslami çevrelerde kabullenilir olmuştur. İslami siyaset iddiasındaki muhafazakar politik çevrelerin niteliksiz birikimleriyle batılı kavramları takiyye davranışı uzantısı olarak dillerine pelesenk etmeleri Müslüman kitlelerin zaten sıkıntılı din anlayışlarını tamamen dumura uğratmıştır. Bugün Müslüman siyasetçiler ve onlara destek veren kitleler neye nasıl inandıklarının farkına varamayacakları bir aymazlık içindedirler. Kur’an’dan değil de geleneğin yanlış din anlayışı ile modernizmin şirk içeren söylemleriyle beslenmiş –ya da zehirlenmiş– bir zihinsel alt yapıdan İslam düşüncesinin neş’et etmesini beklemek safdillikten başka bir şey olamaz.
            Okuyup yazmadan, sağlıklı projeler üzerinde kafa yormadan, Kur’an’dan beslenen bir din anlayışını hayatın bütün alanları için üretmeden çıkılacak bir yol İslami çalışmaların yolu değildir, Allah’ın rızasını kazanacak bir tutum da asla değildir. İslam düşüncesinin bugün göstermiş olduğu sefalet tablosu Müslümanlar için tam bir utanç sebebidir. Üzerine alınanlar bu utanç imtihanından geçmek zorundadır. Gündemin ve süregelen zihinsel dayatmaların baskısına teslim olan Müslüman kitle ve anlayışlar bir an önce hayatın bağrına müdahale edecek cehdi kuşanmalıdır. Vakit dar, iş çoktur. Binaenaleyh durma zamanı değildir. Siyasetten felsefeye, edebiyattan ekonomiye ve başka bütün alanlara kadar bu utanç tablosuna sağlıklı düşünce ve projelerle müdahale etmek zorunluluğu vardır. Rabbe hakiki teslimiyet budur. İnsanlığı, kenarında durduğu uçurumdan kurtaracak irade bu şekilde ortaya çıkacaktır. Tefekkür etmenin hakiki manası bir kenara çekilip hayattan, insanlardan kopup bireysel alemlere yolculuk etmek değil İslam düşüncesinin hayata pratik müdahalelerine zemin oluşturacak çalışmalara omuz vermektir.
            Küresel saptırmalar, modern anlayışların fiili dayatmalarıyla İslam dünyasında Müslüman zihinleri tutsaklaştırmaya devam etmektedir. Bu bağlamda ılımlı İslam, BOP gibi proje ve çalışmalar hakkında gereği kadar kafa yormak gerekiyor. İslam düşüncesini bulandırmak, onu yatağında boğmak maksatlı bu projeler karşısında ihya hareketlerine öncülük yapmak ya da onların içerisinde çalışkan mü’minler olarak yer almak zorundayız.  Müslümanların bireysel huzursuzlukları, toplumsal mağduriyetleri, maruz kaldıkları fiili işgallerin acıları bağımsız İslam düşüncesinin yetersizliğinden kaynaklanmaktadır. Artık hayatın en küçük boşlukları bile kabul etmediğini kavramak, üzerinde durmamız gereken meseleleri layıkıyla görmek durumundayız. Aksi halde bâtılla harmanlanmış geleneksel ve modern kirler inancımızı bulandırmaya, umut ışıklarımızı karatmaya devam edecektir.
2483
YORUM LİSTESİ
isa avcı 10-11-2007, 19:46:41
"...Tefekkür etmenin hakiki manası bir kenara çekilip hayattan, insanlardan kopup bireysel alemlere yolculuk etmek değil İslam düşüncesinin hayata pratik müdahalelerine zemin oluşturacak çalışmalara omuz vermektir. .."
tamamen katılıyorum Ahmet bey kardeşim.Bir değerler piyasası oluştu sanırım.günübirlik,pragmatist ve politik bir dini söylem dönemindeyiz.Bunu aşmayı diliyorum.
 
Adatepeli 21-10-2007, 01:08:18
Ahmet bey,

Allah razi olsun cok önemli bir sorunu gündemlestirmissiniz...

insaAllah bu konu düsünürlerimizin gündemine daha fazla girer de kendi simitlerimize kavusup bu okyanusta kurtulup ebedi ahiret hayatinin da mükafata nail olanlardan oluruz...

calismalarinizin hayirlara vesile olmasini rabbimden niyaz ediyorum...
 
Halit Şimşek 10-10-2007, 01:18:20
Sevgili Ahmet çok güzel temas etmişsin meseleye
Müslümanlar İslam deyince dört şekilde bir teczi(ayrıştırmaya) gidiyor.
1)İslamı sadece manevi ve ruh dünyasını tatmin eden insana Allaha sığınmanın verdiği huzurla mistik rahatlama içinde düşünmeleri
2) İslamı hukuk sistemi içinde düşünüp sadece ictimai(sosyal) hayatı düzenleyen kurallar manzumesi
3)Cenneti kazanmak ve cehennemden kurtulmak için yapılması gereken salih ameller bütünü
4) Bir milletin ve bir insanın İslam ile terakki(ilerleme) gösterip müreffeh saadet içinde yaşamasını sağlayacak ve üç kıta hakim olmasını sağlayacak emirnameler bütünü
Son olarakta bunu dördünün arasına almadım. 20. yy da ve 2. dünya savaşından sonra beliren bir anlayış ki önemli görüyorum: Seküler ve pozitivist batılı siyasi fikir akımlarının karşısında(sosyalizm, nasyonalizm, kapitalist demokrasi, liberalizm) fikir akımı olarak görme çabası.
Yukarıda dört madde olarak belirtilen gerçeklerin ne yalnız birisidir ne de birinden ayrılır İslam hepsiyle bir bütündür.
Kanaatimce İslami Vahdet bu anlama gelen bir gerçek olmalı...
 
İlyas 05-10-2007, 09:43:35
İslam coğrafyası bugün haçlı istilasına uğramış bir durumda. İslam dünyasının dört bir yanından feryatlar yükseliyor. Müslümanların tarihsel birikimini tekrar eden yada batılı "aydınlar"ın ürettikleri fikirleri piyasaya süren değil Rahman'ın ayetleri ile inşa ettiği aklıyla modern dünyaya islami bir perspektif sunabilen dünya çapında aydınlarımız maalesef bulunmuyor yada çok az bulunuyor. Malik bin Nebi'nin isabetle ifade ettiği gibi iç bünyemizdeki zaaflar bizi dış sömürüye müsait bir hale getiriyor. Bugün İslam dünyası fiili bir işgal altında olduğu kadar zihinsel bir işgal altında da bulunuyor. Modern kavramlar yazıda da belirtildiği gibi İslam'a uygunluğu hiçbir şekilde sorgulanmadan zihinsel bir altyapı olarak kullanılabiliyor. Buna direnebilmek için sağlıklı bir Dini/İslami algılayış gerekiyor. Bunu geleneksel bir anlayışla yapmak mümkün görünmüyor. Çünkü geleneksel dini algılayış modern dünyaya itiraz edebilecek bir potansiyeli barındırmıyor. İnsanlara modern dünyaya meydan okuyabilecek bir kimliği değil, insanlara yanlış bir teslimiyet anlayışını aşılıyor. Dolayısıyla bir taraftan geleneksel dini algılayışla diğer taraftan modern değerlerle hesaplaşmadan İslam coğrafyası için umut görünmüyor. Bu denli önemli konunun dile getirildiği yazının okunup tartışılması elzem görünüyor.
 
DİĞER YAZILARI

09/08/2011 - 09:59 GENERALLER GİDERKEN

14/07/2011 - 13:11 KÜRT SORUNU ve BAŞÖRTÜSÜ MÜCADELESİNDE YENİ AŞAMA

25/05/2011 - 01:31 YENİ EVREDE SENDİKALARIN MİSYONU

14/05/2011 - 22:42 HANGİ YENİ UFUKLAR?

12/02/2011 - 22:06 NE YAPMALI?

18/08/2010 - 13:34 SENDİKALARLA İLGİLİ ANAYASAL DEĞİŞİKLİKLER EMEKÇİLERE NE GETİRECEK?

16/08/2010 - 14:51 12 EYLÜL VE DİYARBAKIR ZİNDANLARI MUHABBETİ

07/08/2010 - 11:16 BİR EĞİTİM YILI DAHA RESMİ İDEOLOJİNİN GÖLGESİNDE GEÇTİ

20/06/2010 - 22:10 KEMALİZMLE HESAPLAŞMADAN KÜRT MESELESİ Mİ ÇÖZÜLÜRMÜŞ?

17/05/2010 - 09:14 ÖZGÜR YAZARLAR BİRLİĞİ KURULURKEN

21/04/2010 - 10:12 KÖLELERE ÖZGÜRLÜK!

27/03/2010 - 15:43 ZAMAN TÜNELİNDEN ÇIKMALI

23/02/2010 - 10:25 AFGAN BUMERANGI

04/01/2010 - 10:16 MEMUR-SEN’E AÇIK UYARI!

11/12/2009 - 10:25 REŞADİYE PUSUSUNA RAĞMEN İMKÂNSIZ DEĞİL

16/11/2009 - 11:41 HAREKETE GEÇME VAKTİ-II

11/10/2009 - 20:58 HAREKETE GEÇME VAKTİ - I

04/09/2009 - 14:16 HANGİ 25 YIL

07/08/2009 - 14:00 HESABINIZI VERME VAKTİDİR

15/07/2009 - 00:14 DARBENİN BELGESİ Mİ OLUR?

02/07/2009 - 10:16 SİVAS’I AYDINLATMA VAKTİ GEÇİYOR

24/06/2009 - 00:01 SEKÜLER DEVRİM BEKLENTİSİ

06/06/2009 - 09:57 İŞARET FİŞEĞİ

05/05/2009 - 09:19 RAHAT BIRAKIN İNSANLARI

14/04/2009 - 11:56 ERGENEKONU BİLMEZ, 28 ŞUBATTAN HABERSİZ

07/04/2009 - 11:09 MUHAFAZAKÂRLIĞIN YENİ DURAĞI: NATO’NUN ASKERLİĞİ

15/03/2009 - 12:05 KUYUCU MURAT PAŞALAR

21/02/2009 - 21:37 ERGENEKON, İLKAV VE ÖZGÜR-DER DAVALARI: ILIMLI SÜRECİN İKİ UCU

08/02/2009 - 21:11 İSLAM DEVRİMİNİN 30. YILI

04/02/2009 - 10:57 DAVOS ÇIKIŞININ UNUTTURDUĞU

15/01/2009 - 02:03 GAZZE DİRENİŞİNİN GÖSTERDİKLERİ

05/01/2009 - 04:23 GAZZE: İNSANLIĞIN SON ADASI

23/12/2008 - 13:34 HEPİMİZ MUNTAZARIZ!

09/12/2008 - 05:40 ALEVİ TOPLUMUNUN TALEPLERİ VE SAMİMİYET

25/10/2008 - 10:53 PEYGAMBERİN SÜNNETİ NEYDİ?

09/10/2008 - 09:54 SAHTE CENNETİN SONU

29/09/2008 - 10:39 GÜZEL GÜNLERE

08/09/2008 - 13:35 HALK KESESİNDEN SENDİKACILIK

15/08/2008 - 15:05 İSLÂMÎ KİMLİĞİN DEMİR ATACAĞI LİMAN NERESİ?

05/08/2008 - 17:23 ANAYASA MAHKEMESİ KARARI NEYİN HABERCİSİ

30/07/2008 - 09:44 KENDİNİZİ DİRİLTİN, HURAFELERİ YIKIN

15/07/2008 - 13:08 BELGESELDEN MANİFESTOYA FOTOĞRAFIMIZ: HAMZA TÜRKMEN’İN KİTAPLARI

04/07/2008 - 13:18 GÜNEŞ BALÇIKLA SIVANMAZ: SİVAS’I AYDINLATMA VAKTİ

25/06/2008 - 09:15 ELEŞTİRİ VE TAHAMMÜL

07/06/2008 - 10:35 PEKİŞTİRİLEN YASAKLAR, DERİNLEŞTİRİLEN DİRENİŞLER

02/06/2008 - 16:42 ÇATAL KAZIK YERE BATMAZ

05/04/2008 - 12:30 PARADİGMANIN İFLASI VE ALTERNATİFLER

27/03/2008 - 10:56 YOLDAKİ İŞARETLERDEN İSLAM BİRLİĞİNE

01/03/2008 - 10:21 28 ŞUBAT: ZULMÜN, İHANETİN, TUĞYANIN İŞARET TAŞI

02/02/2008 - 16:20 YOLDAKİ İŞARETLER’DEN ILIMLI İSLAM PROJELERİNE DEĞİŞEN EVRENSELLİK ALGISI

29/12/2007 - 12:15 SOSYAL MÜCADELE ALANLARINA “YOLDAKİ İŞARETLER”DEN BAKABİLMEK

26/11/2007 - 11:51 KÂRLARI FEDÂ ETMEDEN KÂR ETMEK MÜMKÜN MÜ?

24/10/2007 - 15:47 200. SAYISIYLA HAKSÖZ: BESLEYEN VE BESLENEN BİR IRMAK

04/10/2007 - 17:48 BAĞIMSIZ İSLAM DÜŞÜNCESİNİN YOKLUĞU VARLIĞIMIZI VE GELECEĞİMİZİ TEHDİT EDİYOR

07/09/2007 - 12:39 ILIMLI İSLAM: SÜREÇ VE NİYETLER

04/08/2007 - 12:33 İNANCI ARINDIRIP BERKİTMEK, İNSANLIĞI KURTARMAK

04/07/2007 - 13:00 NEYİ ANLATACAĞIZ?

09/06/2007 - 22:37 BİR SES OLMAK GEREKİYOR

20/05/2007 - 11:36 BOZULANI GÖRÜP DÜZELTMEK ZORUNDAYIZ

30/04/2007 - 12:29 NEYDEN KORKUYORSUNUZ?

10/04/2007 - 12:00 KİMİN PEYGAMBERİ: KUTLU DOĞUMUN MU, KUR’AN’IN MI?

17/03/2007 - 11:24 KÜÇÜK ADIMLAR BÜYÜK DÜNYALAR

28/02/2007 - 15:54 AYLARIN EN SOĞUĞU

16/02/2007 - 10:28 MÂLÎ YARDIM ÇALIŞMALARININ MANTIĞI

01/02/2007 - 12:35 TARİH BİLİNCİ - TARİH ZİNDANI

22/01/2007 - 15:54 SENDİKAL HAREKETLERİN SEFALETİ
YAZARLAR
Fatih PALA
BAHADDİN YILDIZ VE KADİR KIYMET BİLMEK
Bünyamin ZERAN
ALİM OLMAK MI ENTELEKTÜEL OLMAK MI?
Mükerrem BULUT
DÜNYA; KALBİMİZDE Mİ ELİMİZDE Mİ?
Mustafa ATAV
DURDURUN TRENİ, İNECEK VAR!
Cemil ARSLAN
YENİ BİR DÜNYA KURMALIYIZ!
Mehmet PAMAK
MODERN PUTPERESTLİK: FUTBOL FANATİZMİ
Mehmed MAKSUT
GEZİ VE MUHASEBE
Şükrü HÜSEYİNOĞLU
MÜLK KAVRAMINI DOĞRU ANLAMAK
Ömer KARAKAŞ
KOPARILAN İMAN-AMEL BÜTÜNLÜĞÜ BAĞI
Hikmet ERTÜRK
MÜSLÜMAN OLARAK YAŞLANMAK
Ahmed KALKAN
4+4+4, MÜSLÜMANLAR İÇİN NE İFADE EDİYOR?
M. Kürşat GÜRSOY
BİR KONFERANSTAN İZLENİMLER
Fatma CEREN
BAŞLIKLI MASAL -3-
Şinasi ULUDOĞAN
AYAĞI YORGANA GÖRE UZATMAK!
ENÇOK OKUNANLAR
MEKKE VE MEDİNE`YE SAHİP ÇIKALIM
İSLAM SADECE ANLATILMAZ, YAŞANIR
MÜSLÜMAN GENÇLERDE BURÇ SAPMASI
MÜSLÜMAN OLMAK YETMİYOR MU?
TEVHİD VE ŞİRK ÜZERİNE
İNTERNETİ MÜSLÜMANCA KULLANMAK
RADİKAL AYNA
TOPLUMSAL EŞİTSİZLİK VE TABAKALAŞMA
NEYİ ANLATACAĞIZ?
SÜTÇÜ İMAM BUGÜN YAŞASAYDI NE YAPARDI?
GÜNÜN KONUSU
BİR AYET
BİR HADİS
BİR SÖZ
VİDEO
 
 
Copyright © 2009 İslam ve Hayat
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz

Evden Eve Nakliyat Evden Eve Nakliyat