KNKM'de "Umre Yolculuğu" konuşulacak
Hamza Er, Edremit'te konuşacak
Kafkas sempozyumundan Rusya rahatsız oldu
İktibas'ın Mayıs sayısı okuyucuyla buluştu
Tebbet suresi’nin bize öğrettikleri
'Türkiye, sırtını Batıya dönmüyor'   |   Heniyye: Filistin topraklarında İsrail'e yer yoktur   |   Oğlumu iki metre toprak altından çıkardım   |   Obama: Radarın kontrolü NATO'ya devredilsin   |   "İran'a saldırı planı hazır"   |  
Ana Sayfa Künye İnternet Kullanma Kılavuzu Ziyaretçi Defteri İletişim
KUR'AN SİYER AKAİD FIKIH KAVRAMLAR RÖPORTAJLAR VİDEO İSLAM DÜNYASI GÜNCEL KÜLTÜR SANAT MEDYA OKUMA GÜNLÜĞÜ
Canlı Yayınlar
Kategoriler
KUR'AN
SİYER
AKAİD
FIKIH
KAVRAMLAR
RÖPORTAJLAR
VİDEO
ETKİNLİKLER
KARİKATÜR
İSLAM DÜNYASI
GÜNCEL
KÜLTÜR SANAT
SEÇME YAZILAR
MEDYA
E-KİTAP
İBRETLİK
ŞİİR
TAKVİMİMİZ
OKUMA GÜNLÜĞÜ
Şahit Olanlar
Okuma Günlügü
Kitaplar
Dergiler
Anket

Yönetici :..

Ak Parti en çok kimleri dönüştürdü?

Seçenekler
Sistemi
Sağcıları
Solcuları
Müslümanları

Sonuçları Göster

 
BİRİCİK DEĞERİMİZ OLAN ÇOCUKLARIMIZ KİME EMANET?
Hamza KARAHAN - 22/01/2007 - 16:55
Anne ve babalar olarak, yüce Allah’ın lütfu ile dünyaya gelmesine vesile olduğumuz çocuklarımızdan fazlasıyla sorumluyuz. Her geçen gün bu sorumluluklarımız artarak devam eder.

BİRİCİK DEĞERİMİZ OLAN ÇOCUKLARIMIZ KİME EMANET?


Yüce Allah insanoğlunu en güzel şekilde yaratmıştır ve bu değerli varlığı eğitim ve öğretime meyilli kılmıştır. Eğitim vasıtası olarak da Kalem’i yaratmıştır.

Pedagoglar insanın eğitime başlama döneminin, henüz dünyaya gelmeden, anne karnında başladığını söylerler. Ki bu bir bakıma doğru, ancak eksik bir bilgidir. İnanan bireyler olarak bizler insanın bizzat yaratılışıyla fıtri bir eğitim üzere var edildiğini biliyoruz. Yaratılış itibariyle insanın fıtratı İslam üzere bina edilmiştir. Hani Rabbimiz insanoğluna buyurmuştu ki "Elestübü Rabbüküm" (Ben sizin Rabbiniz değil miyim?) Biz de "Evet, Sen bizim Rabbimizsin, Sen'den başka İlahımız yoktur" demiştik. İşte eğer ki anne-baba veya çevre çocuklara aksi yönde bir yönlendirme yapmadıkları taktirde çocuklar doğal olarak imana ve doğruya meyillidir. Hepimiz çocuklarımız üzerinde yapmış olduğumuz gözlemlerimizle buna yakından şahit olmuşuzdur.

Dünya hayatında ise insanoğlu eğitime anne karnından başlayarak, temel eğitime kadarki süreçte sosyal, zihinsel, bedensel ve duygusal gelişimini destekleyerek, kişiliğinin büyük oranda tamamlanmasını sağlamıştır. Söz konusu eğitim tabii ki önce ailede başlar, sonra çevre, medya, okul gibi çeşitli etkileşim araçları ve kurumlarda devam eder.

Anne ve babalar olarak, yüce Allah’ın lütfu ile dünyaya gelmesine vesile olduğumuz çocuklarımızdan fazlasıyla sorumluyuz. Her geçen gün bu sorumluluklarımız artarak devam eder. İlk dönemdeki eğitim farklı iki aşamada değerlendirilir. İlk aşama olarak 0-3 yaş arasıdır, daha sonra ise 3-6 yaş arasıdır. 0-3 yaş arası dönemde çocuğun eğitimi mutlaka anne-baba tarafından verilmelidir. Bu süreçte anne-baba çocuğuyla yeterince ilgilenmelidir. Günümüz toplumunda, kapitalizmin dişlileri arasına itilen ailenin asıl bireyleri, çalışma şartlarının vermiş olduğu yükün altında kalarak aşırı derecede ezilmektedir. Bu ilk dönemde özellikle anne faktörü çok önemlidir, çünkü annenin çocuğa göstereceği sevgi, sıcaklık ve şefkatın hiçbir bakıcı veya kurum tarafından verilemediğini bilmek gerekmektedir.

Özellikle çalışan anneler bu konuda önemli sorunlarv yaşamaktadır. Çalışma şartları yüzünden çocuklarını kendi koruması ve şefkati dışına, çocuk yuvalarına, bakıcıya bırakarak kendi elleriyle çocuklarını anne şefkatinden önemli ölçüde mahrum etmektedirler. Bunun sonucunda ise daha hayata başlangıç döneminde anne şefkatinden mahrum bırakılan çocuklarda kişilik bozukluklarına rastlanılmaktadır. Çocukları bir binaya benzetirsek, bu durumda maalesef işin daha başında binanın temelinin çürük bir alana kurulmuş olduğunu söyleyebiliriz.

Araştırmalara göre insan beyni hacim olarak en çok 0-3 yaş arası dönemde büyür ve zekâ oluşumunun yüzde 50'lik kısmı dört yaşında tamamlanır. Okul öncesi süreçte kişiliğin ve temel gelişim alanlarının büyük çoğunluğu tamamlanır. Sekiz yaşına geldiği zaman bu oran yüzde 80’e yükselir. Geri kalan yüzde 20’lik pay da onyedi yaşında tamamlanır.

Çocuk büyüdükçe, aileyle beraber çevrenin ve okul gibi kurumların da dahil olduğu daha kapsamlı bir eğitim süreci başlamaktadır. İşte asıl problemler burada ortaya çıkmaktadır. Özellikle de çağdaşlık adına çocukların eğitilmek yerine adeta öğütüldüğü, çocuklara klişe söylemlerin ezbertildiği mevcut "öğütüm" sisteminde sorunlar azami boyuta çıkmaktadır.

Yine yapılan araştırmalara göre çevresel faktörler zekânın gelişmesini büyük oranda etkiler. Çocuğun bilişsel yönü ve sosyal yönünün bu dönemde geliştiğine şahit olmaktayız. Çocuğun sosyal becerileri, kişilik yapısıyla doğrudan ilintilidir. Kişiliğin düzgün oluşumunda aile içi etkileşimin katkısı oldukça fazladır. Bundan dolayı anne-baba çocuğu sosyal yaşama hazırlamak için elinden gelen gayreti göstermelidir. Hiçbir anne-baba çocuklarını çevrenin, bir öğütüm ve kişiliksizleştirme mekanı halini almış olan resmi öğretim kurumlarının ve hele de ölçüsüzlüğü ölçü edinmiş medyanın insafına terketmemelidir. İnsiyatifi asla ellerinden bırakmamalı, evlerini bir gerçek eğitim kurumuna dönüştürmeyi bilmelidirler.

Günümüz toplumunda ailelerin, özellikle çocuklarımızın etrafı çepeçevre kuşatılmış durumdadır. Kurtuluş arayan bizler, çocuklarımızın iyi bir Müslüman, dolayısıyla iyi bir insan ve salih bir evlat olmasını istemiyor muyuz? Gerek televizyon, internet, gerekse diğer basın-yayın organlarının büyük çoğunluğu ve buna ek olarak sistemin öğütme tezgahları, bizleri ve çocuklarımızı fıtri yapımızdan, Allah'ın dininden uzaklaşmaya, kapitalizmin çarkları arasında tüketen ve tüketilen bireylere dönüştürmeye ayarlıdır. Bu duruma duyarsız ve sessiz mi kalacağız? çocuklarımızı kendi ellerimizle ateşe mi atacağız? Tabii ki hayır. Mü'min duyarlılığıyla, çevresel faktörlerin, medyanın, resmi öğütüm kurumlarının özellikle çocuklarımız üzerindeki tuzaklarını görmek zorundayız ve ona göre çocuklarımızın bilişsel ve sosyal yönlerinin şekillenmesini insiyatifimiz altına almak zorundayız.


Anne-baba olarak bizlerin çocuklarımızla beraber geçirdiğimiz, Allah'ın bize yüklediği sorumluluklar çerçevesinde ailemiz için ayırdığımız zamanlar en güzel zamanlarımız olacaktır. Onları manevi yönden en iyi şekilde kuşandırmalıyız, onlarla İslami sorumluluklarımızı paylaşmalıyız. Onları namaza teşvik etmeli, hatta namazlarımızı beraber kılmalıyız. Camilere onlarla beraber gitmeliyiz, çocuklarımızın seviyesine göre bilinç seminerlerine katılmalıyız. Çocuklarımızın İslami konulardaki düşüncelerini, evde gündem konusu olarak seçmeli, onları konuşmalıyız. Onları düşünmeye teşvik etmeli, hatta gerekirse ödüllendirmeliyiz. Çocuklarımızın arkadaşlarını seçerken dikkatli olmalı ve namaz ehli olmalarına dikkat etmeliyiz ve çocuğumuzun gündemini kuşatacak boş şeylere karşı alternatifler oluşturmalıyız.

Sonuç olarak evlatlarımız bize yüce Allah'ın emanetleridir. Onları en güzel şekilde yetiştirmek, eğitmek, öğretmek, yanlışlardan korumak ve onların İslami toplumun temel taşı olmasını sağlamak bizlerin birinci derecede görevidir.

Yazımızı hidayet rehberimiz Kur'an-ı Kerim'den bir ayet mealiyle bitirelim:

"Ey iman edenler, kendinizi ve yakınlarınızı ateşten koruyun ki, onun yakıtı insanlar ve taşlardır; üzerinde oldukça sert, güçlü melekler vardır. Allah kendilerine neyi emretmişse ona isyan etmezler ve emredildiklerini yerine getirirler." (Tahrim Suresi 6)

2910
YORUM LİSTESİ
DİĞER YAZILARI

06/07/2011 - 11:03 İNSANI METALAŞTIRAN REKLAM SEKTÖRÜ

31/01/2011 - 23:31 İNSİYATİF MÜSLÜMAN HALKLARA GEÇİYOR

03/03/2010 - 12:33 TEK TÜRKİYE, ÇOK HURAFE!

14/02/2008 - 13:09 "BİR OK ATTIM, AŞURE OLDU"

18/11/2007 - 16:47 DÜNYEVİLEŞME KARŞISINDA İSLAMİ DURUŞU KORUMAK

10/09/2007 - 14:37 DEMOKRASİ MARKALI DOĞAL MADEN SUYU!

07/05/2007 - 12:12 BOSNA'DAN SİZE SELAM GETİRDİM

22/03/2007 - 13:03 ÇANAKKALE SAVAŞI KAZANILDI MI, KAYBEDİLDİ Mİ?

13/02/2007 - 13:59 REKLAM SEKTÖRÜ HER ŞEYİ METALAŞTIRIRKEN SESSİZ Mİ KALACAĞIZ?

22/01/2007 - 16:55 BİRİCİK DEĞERİMİZ OLAN ÇOCUKLARIMIZ KİME EMANET?
YAZARLAR
Fatih PALA
BAHADDİN YILDIZ VE KADİR KIYMET BİLMEK
Bünyamin ZERAN
ALİM OLMAK MI ENTELEKTÜEL OLMAK MI?
Mükerrem BULUT
DÜNYA; KALBİMİZDE Mİ ELİMİZDE Mİ?
Mustafa ATAV
DURDURUN TRENİ, İNECEK VAR!
Cemil ARSLAN
YENİ BİR DÜNYA KURMALIYIZ!
Mehmet PAMAK
MODERN PUTPERESTLİK: FUTBOL FANATİZMİ
Mehmed MAKSUT
GEZİ VE MUHASEBE
Şükrü HÜSEYİNOĞLU
MÜLK KAVRAMINI DOĞRU ANLAMAK
Ömer KARAKAŞ
KOPARILAN İMAN-AMEL BÜTÜNLÜĞÜ BAĞI
Hikmet ERTÜRK
MÜSLÜMAN OLARAK YAŞLANMAK
Ahmed KALKAN
4+4+4, MÜSLÜMANLAR İÇİN NE İFADE EDİYOR?
M. Kürşat GÜRSOY
BİR KONFERANSTAN İZLENİMLER
Fatma CEREN
BAŞLIKLI MASAL -3-
Şinasi ULUDOĞAN
AYAĞI YORGANA GÖRE UZATMAK!
ENÇOK OKUNANLAR
MEKKE VE MEDİNE`YE SAHİP ÇIKALIM
İSLAM SADECE ANLATILMAZ, YAŞANIR
MÜSLÜMAN GENÇLERDE BURÇ SAPMASI
MÜSLÜMAN OLMAK YETMİYOR MU?
TEVHİD VE ŞİRK ÜZERİNE
İNTERNETİ MÜSLÜMANCA KULLANMAK
RADİKAL AYNA
TOPLUMSAL EŞİTSİZLİK VE TABAKALAŞMA
NEYİ ANLATACAĞIZ?
SÜTÇÜ İMAM BUGÜN YAŞASAYDI NE YAPARDI?
GÜNÜN KONUSU
BİR AYET
BİR HADİS
BİR SÖZ
VİDEO
 
 
Copyright © 2009 İslam ve Hayat
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz

Evden Eve Nakliyat Evden Eve Nakliyat