KNKM'de "Umre Yolculuğu" konuşulacak
Hamza Er, Edremit'te konuşacak
Kafkas sempozyumundan Rusya rahatsız oldu
İktibas'ın Mayıs sayısı okuyucuyla buluştu
Tebbet suresi’nin bize öğrettikleri
'Türkiye, sırtını Batıya dönmüyor'   |   Heniyye: Filistin topraklarında İsrail'e yer yoktur   |   Oğlumu iki metre toprak altından çıkardım   |   Obama: Radarın kontrolü NATO'ya devredilsin   |   "İran'a saldırı planı hazır"   |  
Ana Sayfa Künye İnternet Kullanma Kılavuzu Ziyaretçi Defteri İletişim
KUR'AN SİYER AKAİD FIKIH KAVRAMLAR RÖPORTAJLAR VİDEO İSLAM DÜNYASI GÜNCEL KÜLTÜR SANAT MEDYA OKUMA GÜNLÜĞÜ
Canlı Yayınlar
Kategoriler
KUR'AN
SİYER
AKAİD
FIKIH
KAVRAMLAR
RÖPORTAJLAR
VİDEO
ETKİNLİKLER
KARİKATÜR
İSLAM DÜNYASI
GÜNCEL
KÜLTÜR SANAT
SEÇME YAZILAR
MEDYA
E-KİTAP
İBRETLİK
ŞİİR
TAKVİMİMİZ
OKUMA GÜNLÜĞÜ
Şahit Olanlar
Okuma Günlügü
Kitaplar
Dergiler
Anket

Yönetici :..

Ak Parti en çok kimleri dönüştürdü?

Seçenekler
Sistemi
Sağcıları
Solcuları
Müslümanları

Sonuçları Göster

 
ILIMLI İSLAM: SÜREÇ VE NİYETLER
Ahmet ÖRS - 07/09/2007 - 12:39
BOP’un eş başkanı tarafından idare edilen bir ülke olduğumuz gerçeği asla unutulmamalıdır. Önceki dışişleri bakanı A. Gül’ün danışmanı A. Davudoğlu’nun da “BOP geç kalmış bir projedir.” sözleri hatırlardan kesinlikle çıkarılmamalıdır. İsrail ve ABD’nin kayıtsız şartsız bölgesel ve küresel müttefikliği de diğer gerçekliklerle beraber değerlendirilmelidir. Yukarıda da değindiğimiz gibi BOP’un temel amacının İslam düşüncesinin safiyetini bozup yatağını değiştirmek olduğu da daima hatırlanmalıdır.

Ilımlı İslam Süreci

 İslam’ı ve sevenlerini toptan ortadan kaldırmak mümkün olamayacağına göre onları müstekbir düşünce ve sistemler için zararsız, hatta ortak haline getirmek daha mantıklı bir çözüm olarak düşünüldüğünden “Ilımlı İslam” diye bir model üretildi. Bu model üzerinde yıllardır çalışılıyor. BOP, yani Büyük Ortadoğu Projesi bu niyetin adı konulmuş halidir.
 Ortadoğu ve İslam dünyasındaki halkların büyük bir kısmının İslam’a olan bağlılığı psikolojik olmanın ötesine geçmez. Bu duygusal bağlılığın sosyal ve bireysel hayatlarda karşılığını görmek mümkün olmaz. Ancak bu yığınların arasında tevhidi anlayan, hayatın merkezine vahyi koyup Allah’a hayatın bütün alanlarında kulluk yapmaya çalışan sahih damarlar hep var olageldi. Bu damarların varlığı yerel ya da küresel müstekbirler tarafından her zaman bir tehdit olarak algılandı. Çünkü Tevhid yeryüzünde azmayı, zulmü asla kabul etmez, bağlılarından da bunlara karşı mücadele etmelerini ister. Müstekbirler de bunu açıkça görür ve anlarlar.
 BOP’un temel mantığı İslam dünyasında yeşeren ve batı ve diğer güçler tarafından tehdit olarak görülen tevhidi düşüncelerin yatağında boğulması ya da hakiki çizgisinden saptırılarak belirsizliklere mahkum edilmesidir. Bu niyet adı konulmuş bir proje olsun ya da olmasın her zaman bu mantıkla çalışmıştır. Esasen Kur’an’da  da bu tutumun izlerini belirgin bir şekilde Yahudileşme anlayışı çerçevesinde görmek mümkündür. BOP ise modern zamanlar şirk sistemlerinin İslam düşüncesine ve Müslümanlara sistematik bir saldırısıdır.
 Ilımlı İslam tartışmaları evvelden beri yapılıyor. Adını koyarak ya da koymayarak birçok çevre bu tartışmaların içinde yer alıyor. Turgut Özal’ın misyonunu bu çerçevede değerlendirmek sanırız yanlış olmaz. Bu çizgiyi Adnan Menderes’e kadar uzatmak elbette mümkündür. Ancak Ilımlı İslam son dönemlerde büyük bir yükseliş içerisindedir. Turgut Özal’dan Adnan Menderes’e kadar uzanan çizgide bu projenin başarı şansı pek yüksek değildi. Bahse mevzu isimlerin nitelikleri bu projeyi biraz ithal zorla benimsetilmeye çalışılan bir pozisyona sokuyordu. Ancak şimdilerde “içeriden” ve fark edilmeden kabul edilen bir özellik kazanan bir proje haline geldi.
 Turgut Özal da Ilımlı İslam için önemli adımlar attı. Muhafazakar tabanın ve küresel küfür güçlerinin desteğinde muhafazakar/ılımlı İslam anlayışı ile laik ve modern hayatı birleştiren bir misyon üstlendi. Bu hedefinde de önemli başarılar elde ettiği söylenmelidir. O dönemde yaşananlar bunun açık göstergesidir. Müslüman zengin sınıfların oluşmaya başladığı, daha önceki dönemlerde bağımsız İslami kimliğin oluşumuna katkıda bulunmaya çalışan isimlerin bir şekilde yeni dönemde kimi araçları kullanarak sistem içinde pay kapma gayretine girdiği görülmeye başlandı. Bireysel ve sosyal alanlardaki İslam algı ve yaşayışı da bu tercihler sonucu seküler/din dışı bir hal kazanmaya başladı. Siyasal taleplerinden vazgeçen, İslam’ı bireysel yaşantının inanç tatminine indirgeyen anlayış bu tercihler sonucu söz konusu çevrelerde egemen olmaya başladı.
 Turgut Özal çizgisinin tam manasıyla bu proje bağlamında başarılı olmasını dünyada ve Türkiye’de yükselişte olan İslami gelişmeler engelledi dersek yanlış olmaz sanırız. Türkiye’de Refah Partisi’nin yükselişi ve sonunda iktidar ortağı olması, D-8 hareketiyle ABD ve AB’ye alternatif yeni bloklaşma küresel kapitalist ve şeytani güçleri korkuya sevk etti. Bu hareket ve İslam dünyasındaki diğer siyasi ve düşünsel çabalar batının “Siyasal İslam” korkusunu derinleştirince küresel ve yerel 28 Şubatlar devreye girdi. 
  Ilımlı İslam projelerine ara vermek zorunda kalan küresel güçler 28 şubatlarda darbeci güçlerin yanında açıkça yer aldılar. Sadece Türkiye’de değil, D-8’i oluşturan diğer ülkelerin birçoğunda da aynı süreçler yaşandı. Bu darbe döneminde ılımlı yol yerine kestirme bir süreci destekleyen uluslararası konjöktür bunun ilelebed gidemeyeceğini göremeyecek kadar kör değildi elbette ve yeni aktörlerle ılımlılık sürecini yeniden sahneye koymaya karar verdi.
 28 Şubat her ne kadar “kestirme” bir süreç olsa da “ılımlılık” aleyhine değil de ilginç bir şekilde lehine bir sonuç doğurdu. Bu da Türkiye’deki muhalif ya da Müslüman çevrelerin hâl-i pür melâlini gözler önüne sermek bakımından önemli bir gösterge olmuştur.
 Bireysel hayatlarda artık çok fazla örnek üzerinden gözlemleme fırsatı bulduğumuz ılımlılaşma sürecinin siyasal bağlamda da bir çerçeveye oturduğu rahatlıkla söylenebilir. Bugün 28 Şubatların kudretli güçlerinin eski tesirlerinde olmadıkları izahtan vârestedir. Bunun en büyük nedeni uluslararası desteğin/tercihin tekrardan, Turgut Özal döneminde olduğu gibi Ilımlı İslam projesinin içinde yer almayı kabul eden sivil siyasi süreçlerde olmasıdır. Yoksa bu muhafazakâr çevrelerin 28 Şubatların tercih ve baskılarına daha evvel de direnemediği görülmüştür.
  BOP’un eş başkanı tarafından idare edilen bir ülke olduğumuz gerçeği asla unutulmamalıdır. Önceki dışişleri bakanı A. Gül’ün danışmanı A. Davudoğlu’nun da “BOP geç kalmış bir projedir.” sözleri hatırlardan kesinlikle çıkarılmamalıdır. İsrail ve ABD’nin kayıtsız şartsız bölgesel ve küresel müttefikliği de diğer gerçekliklerle beraber değerlendirilmelidir. Yukarıda da değindiğimiz gibi BOP’un temel amacının İslam düşüncesinin safiyetini bozup yatağını değiştirmek olduğu da daima hatırlanmalıdır. Bütün bu parçalar bir araya getirilip bütüncül bir fotoğrafa ulaşıldığında her şey kendini daha “net” bir biçimde göstermektedir.

 Kim Kimi Kullanıyor?

 Yeni siyasi süreci destekleyen İslami çevrelerin önemli bir kısmının bu hakikatleri göremediğini söylemek fazlasıyla safdillik olacaktır. Bu durumda karşılıklı bir “kullanma” uyanıklığı egemen bir psikoloji olarak öne çıkıyor olmalıdır. AB üzerinden de yapıldığı gibi kendi dinamiklerine güvenemeyen ya da böyle bir dinamiğin farkına varabilecek kabiliyetten mahrum muhafazakâr çevrelerin siyasi mücadele tarzı olarak bu uyanıklığı benimsedikleri görünüyor. Tamamen küresel güçlerin onay ve desteğinde nereye kadar yol alınabileceği artık meselenin muhataplarının vicdan ve imanlarının değerlendirmelerine kalmıştır.
 Resepsiyonlarda, Müslüman hanımlar mahremi olmayan erkeklerle el sıkışsınlar, onların içkili muhabbetlerine tanıklık etsinler diye üretilen Ilımlı İslam, bireysel hayatlarda “inanç  tatmini”ne indirgenen, sosyal hayat ve işleyişten ise neredeyse tamamen uzaklaştırılan dinin adıdır. Hrıstiyanvâri bir kimliği Müslümanlara kabul ettirmenin projesidir ılımlı İslam; kapitalizme teslim bayrağını çekmenin, küresel zulümlerle hesaplaşmaktan uzaklaşmanın adı…
 “Birbirini kullanma” uyanıklığı tevhidin kabul edebileceği bir tercih değildir. Kur’an’ı okumaya muvaffak olabilenler bu gerçeği çok kolay bir şekilde görebileceklerdir. Tarih boyunca örnekliklerini sergileyen Resullerin uygulamalarında böyle bir tutumun zerresini bile görmek mümkün değildir.

 Toplumun niteliği

 İçinde yaşadığımız toplumun ya da onlardan biraz daha tevhidi bilince uyanmış ama zamanla bu olumsuz süreçlere bir şekilde dahil olmuş kişilerin İslam anlayışlarının “ne” olduğu da bu imtihan dönemlerinde ortaya çıkmıştır. Basit korkuların duygusallığına teslim olup kendi akidesini mihenk almayan tavırların zaten uzun süre yol alması beklenemezdi.
 Demokratik süreçlerin bir tepki hakkı verdiği sanısıyla hareket eden muhafazakar toplumsal yapıdan tevhidi tercihler beklemek elbette uygun olmaz. Muvahhid kimliklerin yapması gereken onlara eklemlenmek değil onları hakla uyarmak olmalıdır.
 Bu çerçevede değinilmeden geçilmemesi gereken bir nokta daha vardır. Daha önceki dönemlerde Refah Partisini kesinlikle desteklemeyen, onunla bir arada anılmaktan son derece rahatsız olan geleneksel büyük cemaatlerin son dönemdeki hoşgörü ve diyalog çalışmalarıyla beraber yeni dönemin siyasi çizgisine yoğun ve kesin bağlılığı da bu çerçevede değerlendirildiğinde oldukça düşündürücüdür. Tasavvufun temelini oluşturan geleneksel İslam anlayışının da bu süreçlerle beraberlik kurmadaki kabiliyeti ayrıca değerlendirmeyi hak etmektedir. 

 Sonuç

 Ilımlı İslam uzun soluklu bir süreçtir ve insanları aldatırken hakikat suretine de çok rahat bürünebilmektedir. Kur’an’ın ipine sarılmak tek çıkar yoldur. Tevhid’in ‘elifba’sından somutlaşmış hallerine kadar her boyutundan tutunmak Müslüman olarak temel sorumluluğumuzdur. Yerel ve küresel destekli saptırmalara karşı İslam düşüncesini anlamak ve sürekli olarak üretip yaygınlaştırmak tek çıkış yolumuzdur.

2934
YORUM LİSTESİ
salo1907 04-10-2007, 11:42:34
Biz hala kendimizi osmanlı İmp. zannediyoruz ama biz o kadar güçlü değiliz.Hem 28 Şubat mimarı beyefendi yüzünden bu hale geldik.Özal gizliden destek veriyordu.Tayyip Erdoğan germek istemiyor.Radikaller, sayın hocanız Erbakan Kanal Türk ve Kanal B ye çıkarak din düşmanları ile beraber hareket etti.Belli bir gücü elde edemeden kafa tutulmaz!
 
kerim 30-09-2007, 13:27:46
katılmıyorum sana islamın ılımlısı ılımsızı olmaz islam islamdır.
 
Tuğba BÜNÜL 20-09-2007, 16:15:10
"Hrıstiyanvari" ve "inanç tatmini" tespitleri çok doğru ve yerinde olmuş..Belkide Ilımlı İslam gibi kavralaşacak iki tespit..
Yazı çok faydalı oldu benim için..Allah Razı olsun..
 
halit şimşek 09-09-2007, 16:25:38
Bu yazı gerçekten güzel tespitlerle dolu fakat bir yerde hatası var ki: Hiçbir zaman Ak parti biz İslamı temsil ediyoruz demiyor. Türkiye içinde meşruiyet kazanmanın iki yolu vardır: Avrupa Birliği yolu ya da Ulusalcı kemalist yol ikisinin dışında meşruiyet elde edemezsiniz ülkemizde.
Türkiyede İslamla beraber yaşamak isteyen müslümanlar şu gerçeği unutmasınlar:Türkiye'de henüz İslam toplumu oluşmamıştır, son 25 yıldır İslamiyeti öğrenmeye çalışan müslümanlar vardır. Evvelden saltanatın dini üzerine İslami motifler yerleşse de İslamın mustazafları vardı.
Hz Fatihler Hz. Yavuzlar Hz Atatürkler Hz Ecevitlerle dolu bir mantıkla hayat sürenlerin İslam dini ile ilgileri ne kadar mümkündür? Ecevitin ölümünden sonra içerikli siteler ve mail grupları (burada isim isim dini verebilirim) arasında hatim okumalar Sahih Buhari okuma seferberliği başladı. İşte buradan özü anlamaya çalışalım.
Allahın dininin yani İslamın yolu düz ve tektir, bu yol tevhid ve adaletle kaim olur. Artık gerçek açık bir biçimde ortada duruyor. selam ve dua ile
 
MUSTAFA KIYAK 07-09-2007, 15:36:05
Ak parti iktidarı teslimiyetçi ve sorumluluk bilinci olmayan ama müslüman duyarlılığı olan kitleleri tamamen tembelleştirip, Kurandan ve İslamdan biraz daha uzaklaştıracaktır. Bu süreçte kendi ilkelerimizi koruyup, müjdeci ve uyarıcı bir yaklaşımla tavizsiz mücadelemizi sürdürmeliyiz. Allah razı olsun önümüzü görebilmemiz açısından çok faideli bir yazı... Tebrikler...
 
Murat Kayacan 07-09-2007, 14:39:18
Yazınızdan dolayı sizi tebrik ediyorum. Bununla birlikte mevcut iktidarın götürülerinin daha fazla olacağı kanaatinde değilim. Yeter ki, ne istediğimizi bilip ona göre taleplerimizi gündeme getirelim. Bu süreçte istediğimizi alamasak bile, sevabı alırız diye düşünüyorum.
İktidardayken kullandıkları söylem, arı duru bir söylem olmayabilir, tıpkı öğretmenlerin okullarında "ılımlı" bir havada işlerini sürdürdükleri gibi. Her iki alanda da süreç gözetmek doğrudur kanaatindeyim.
sa.
 
DİĞER YAZILARI

09/08/2011 - 09:59 GENERALLER GİDERKEN

14/07/2011 - 13:11 KÜRT SORUNU ve BAŞÖRTÜSÜ MÜCADELESİNDE YENİ AŞAMA

25/05/2011 - 01:31 YENİ EVREDE SENDİKALARIN MİSYONU

14/05/2011 - 22:42 HANGİ YENİ UFUKLAR?

12/02/2011 - 22:06 NE YAPMALI?

18/08/2010 - 13:34 SENDİKALARLA İLGİLİ ANAYASAL DEĞİŞİKLİKLER EMEKÇİLERE NE GETİRECEK?

16/08/2010 - 14:51 12 EYLÜL VE DİYARBAKIR ZİNDANLARI MUHABBETİ

07/08/2010 - 11:16 BİR EĞİTİM YILI DAHA RESMİ İDEOLOJİNİN GÖLGESİNDE GEÇTİ

20/06/2010 - 22:10 KEMALİZMLE HESAPLAŞMADAN KÜRT MESELESİ Mİ ÇÖZÜLÜRMÜŞ?

17/05/2010 - 09:14 ÖZGÜR YAZARLAR BİRLİĞİ KURULURKEN

21/04/2010 - 10:12 KÖLELERE ÖZGÜRLÜK!

27/03/2010 - 15:43 ZAMAN TÜNELİNDEN ÇIKMALI

23/02/2010 - 10:25 AFGAN BUMERANGI

04/01/2010 - 10:16 MEMUR-SEN’E AÇIK UYARI!

11/12/2009 - 10:25 REŞADİYE PUSUSUNA RAĞMEN İMKÂNSIZ DEĞİL

16/11/2009 - 11:41 HAREKETE GEÇME VAKTİ-II

11/10/2009 - 20:58 HAREKETE GEÇME VAKTİ - I

04/09/2009 - 14:16 HANGİ 25 YIL

07/08/2009 - 14:00 HESABINIZI VERME VAKTİDİR

15/07/2009 - 00:14 DARBENİN BELGESİ Mİ OLUR?

02/07/2009 - 10:16 SİVAS’I AYDINLATMA VAKTİ GEÇİYOR

24/06/2009 - 00:01 SEKÜLER DEVRİM BEKLENTİSİ

06/06/2009 - 09:57 İŞARET FİŞEĞİ

05/05/2009 - 09:19 RAHAT BIRAKIN İNSANLARI

14/04/2009 - 11:56 ERGENEKONU BİLMEZ, 28 ŞUBATTAN HABERSİZ

07/04/2009 - 11:09 MUHAFAZAKÂRLIĞIN YENİ DURAĞI: NATO’NUN ASKERLİĞİ

15/03/2009 - 12:05 KUYUCU MURAT PAŞALAR

21/02/2009 - 21:37 ERGENEKON, İLKAV VE ÖZGÜR-DER DAVALARI: ILIMLI SÜRECİN İKİ UCU

08/02/2009 - 21:11 İSLAM DEVRİMİNİN 30. YILI

04/02/2009 - 10:57 DAVOS ÇIKIŞININ UNUTTURDUĞU

15/01/2009 - 02:03 GAZZE DİRENİŞİNİN GÖSTERDİKLERİ

05/01/2009 - 04:23 GAZZE: İNSANLIĞIN SON ADASI

23/12/2008 - 13:34 HEPİMİZ MUNTAZARIZ!

09/12/2008 - 05:40 ALEVİ TOPLUMUNUN TALEPLERİ VE SAMİMİYET

25/10/2008 - 10:53 PEYGAMBERİN SÜNNETİ NEYDİ?

09/10/2008 - 09:54 SAHTE CENNETİN SONU

29/09/2008 - 10:39 GÜZEL GÜNLERE

08/09/2008 - 13:35 HALK KESESİNDEN SENDİKACILIK

15/08/2008 - 15:05 İSLÂMÎ KİMLİĞİN DEMİR ATACAĞI LİMAN NERESİ?

05/08/2008 - 17:23 ANAYASA MAHKEMESİ KARARI NEYİN HABERCİSİ

30/07/2008 - 09:44 KENDİNİZİ DİRİLTİN, HURAFELERİ YIKIN

15/07/2008 - 13:08 BELGESELDEN MANİFESTOYA FOTOĞRAFIMIZ: HAMZA TÜRKMEN’İN KİTAPLARI

04/07/2008 - 13:18 GÜNEŞ BALÇIKLA SIVANMAZ: SİVAS’I AYDINLATMA VAKTİ

25/06/2008 - 09:15 ELEŞTİRİ VE TAHAMMÜL

07/06/2008 - 10:35 PEKİŞTİRİLEN YASAKLAR, DERİNLEŞTİRİLEN DİRENİŞLER

02/06/2008 - 16:42 ÇATAL KAZIK YERE BATMAZ

05/04/2008 - 12:30 PARADİGMANIN İFLASI VE ALTERNATİFLER

27/03/2008 - 10:56 YOLDAKİ İŞARETLERDEN İSLAM BİRLİĞİNE

01/03/2008 - 10:21 28 ŞUBAT: ZULMÜN, İHANETİN, TUĞYANIN İŞARET TAŞI

02/02/2008 - 16:20 YOLDAKİ İŞARETLER’DEN ILIMLI İSLAM PROJELERİNE DEĞİŞEN EVRENSELLİK ALGISI

29/12/2007 - 12:15 SOSYAL MÜCADELE ALANLARINA “YOLDAKİ İŞARETLER”DEN BAKABİLMEK

26/11/2007 - 11:51 KÂRLARI FEDÂ ETMEDEN KÂR ETMEK MÜMKÜN MÜ?

24/10/2007 - 15:47 200. SAYISIYLA HAKSÖZ: BESLEYEN VE BESLENEN BİR IRMAK

04/10/2007 - 17:48 BAĞIMSIZ İSLAM DÜŞÜNCESİNİN YOKLUĞU VARLIĞIMIZI VE GELECEĞİMİZİ TEHDİT EDİYOR

07/09/2007 - 12:39 ILIMLI İSLAM: SÜREÇ VE NİYETLER

04/08/2007 - 12:33 İNANCI ARINDIRIP BERKİTMEK, İNSANLIĞI KURTARMAK

04/07/2007 - 13:00 NEYİ ANLATACAĞIZ?

09/06/2007 - 22:37 BİR SES OLMAK GEREKİYOR

20/05/2007 - 11:36 BOZULANI GÖRÜP DÜZELTMEK ZORUNDAYIZ

30/04/2007 - 12:29 NEYDEN KORKUYORSUNUZ?

10/04/2007 - 12:00 KİMİN PEYGAMBERİ: KUTLU DOĞUMUN MU, KUR’AN’IN MI?

17/03/2007 - 11:24 KÜÇÜK ADIMLAR BÜYÜK DÜNYALAR

28/02/2007 - 15:54 AYLARIN EN SOĞUĞU

16/02/2007 - 10:28 MÂLÎ YARDIM ÇALIŞMALARININ MANTIĞI

01/02/2007 - 12:35 TARİH BİLİNCİ - TARİH ZİNDANI

22/01/2007 - 15:54 SENDİKAL HAREKETLERİN SEFALETİ
YAZARLAR
Fatih PALA
BAHADDİN YILDIZ VE KADİR KIYMET BİLMEK
Bünyamin ZERAN
ALİM OLMAK MI ENTELEKTÜEL OLMAK MI?
Mükerrem BULUT
DÜNYA; KALBİMİZDE Mİ ELİMİZDE Mİ?
Mustafa ATAV
DURDURUN TRENİ, İNECEK VAR!
Cemil ARSLAN
YENİ BİR DÜNYA KURMALIYIZ!
Mehmet PAMAK
MODERN PUTPERESTLİK: FUTBOL FANATİZMİ
Mehmed MAKSUT
GEZİ VE MUHASEBE
Şükrü HÜSEYİNOĞLU
MÜLK KAVRAMINI DOĞRU ANLAMAK
Ömer KARAKAŞ
KOPARILAN İMAN-AMEL BÜTÜNLÜĞÜ BAĞI
Hikmet ERTÜRK
MÜSLÜMAN OLARAK YAŞLANMAK
Ahmed KALKAN
4+4+4, MÜSLÜMANLAR İÇİN NE İFADE EDİYOR?
M. Kürşat GÜRSOY
BİR KONFERANSTAN İZLENİMLER
Fatma CEREN
BAŞLIKLI MASAL -3-
Şinasi ULUDOĞAN
AYAĞI YORGANA GÖRE UZATMAK!
ENÇOK OKUNANLAR
MEKKE VE MEDİNE`YE SAHİP ÇIKALIM
İSLAM SADECE ANLATILMAZ, YAŞANIR
MÜSLÜMAN GENÇLERDE BURÇ SAPMASI
MÜSLÜMAN OLMAK YETMİYOR MU?
TEVHİD VE ŞİRK ÜZERİNE
İNTERNETİ MÜSLÜMANCA KULLANMAK
RADİKAL AYNA
TOPLUMSAL EŞİTSİZLİK VE TABAKALAŞMA
NEYİ ANLATACAĞIZ?
SÜTÇÜ İMAM BUGÜN YAŞASAYDI NE YAPARDI?
GÜNÜN KONUSU
BİR AYET
BİR HADİS
BİR SÖZ
VİDEO
 
 
Copyright © 2009 İslam ve Hayat
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz

Evden Eve Nakliyat Evden Eve Nakliyat