29-03-2008 15:25

Haramdan korunmak için dikkatli olmak şart

`Önce `bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?` kavlince bilgimizi ve şuurumuzu artırmak zorundayız. Alışveriş yaptığımız, market, bakkal ve büfe sahiplerini ikaz edeceğiz. Bir yandan bilmediğimiz, tanımadığımız gıda maddelerini satın almaya paydos diyeceğiz. Ambalajların üzerindeki etiketleri dikkatlice okuyacağız. Bu aldatmacaların olduğu bir ortamda etiketleri okumak da yeterli olmayacaktır.`

Haramdan korunmak için dikkatli olmak şart

GİMDES Başkanı ve Yeniden Gıda Raporu kitabı yazarı Dr. Hüseyin Kâmi Büyüközer beyle yediklerimiz içtiklerimiz helâl mi, haram mı? Sağlığımıza ne kadar uygun?  Konulu bir söyleşi gerçekleştirdik…

 

Öncelikle böyle önemli konuyu çalışmalarınızla gündeme getirdiğiniz için teşekkürlerimizi sunarız. Gıda üretiminde kullanılan katkı maddelerinden kısaca bahseder misiniz?

 

Satışı teşvik etmek, pazarlamayı kolaylaştırmak maksadı ile ilave edilen kimyasal maddelerdir.  Normal şartlarda tek başına gıda olarak tüketilmeyen veya gıda ham veya yardımcı maddesi olarak kullanılmayan, tek başına besleyici değeri olan veya olmayan, seçilen teknoloji gereği kullanılan işlem veya imalat sırasında kalıntı veya türevleri mamul maddede bulunabilen gıdanın üretilmesi, tasnifi, hazırlanması, işlenmesi, ambalajlanması, taşınması, depolanması sırasında gıda maddesinin tat, koku, görünüş, yapı ve diğer niteliklerini korumak, düzeltmek veya istenmeyen değişikliklere engel olmak ve gıdanın biyolojik değerini düzeltmek amacıyla kullanılmasına izin verilen maddelerdir.

 

Katkı maddelerini kullanma gayeleri nelerdir?

 

Bunları sıralarsak;

 

1-  Koruyucu olarak, gıda maddesinin bayatlama, kokuşma, bozulma v.s. olaylarını geciktirmek için. Benzoik asit, Sodyum benzot vs. gibi...

 

2- Normalde birbirleri ile karışmayan veya zor karışan maddeleri birbirine bağlayıcı olarak, bu maddelerin emilsiyonunu kolaylaştırmak için,  Lesitin v.s. gibi...

 

3- Koyulaştırıcı olarak. Agar agar, jelatin vs. gibi...

 

4- Renklendirici olarak, gıda maddelerinin göze hoş gözükmesi için kullanılan boya maddeleri. Karmen vs. gibi...

 

5- Tat vericiler, aromalar. Damağa lezzet vermek için. Vanilya, vanilin vs. gibi...

 

6- Besin değerini korumak veya geliştirmek için.

 

7- Tatlandırıcılar. Aspartam vs. gibi...

 

Bugün toplam 3500 cins katkı maddesi dünya piyasasında gıdalarımıza katılmak üzere pazarlanmaktadır. Bu maddelerin pek çoğunun kanserden tutun beyin hücrelerinin tahribatına varıncaya kadar çeşitli zararları tespit edildiği halde, sırf gıda sanayi patronlarının(!) para kazanma hırsları uğruna insanlığın midesine bu zehirler zerkedilmeye devam edilmektedir. Birçok devletler ya habersiz ya haberli seyirci kalmaktadır.

 

"E" rumuzlu gıda maddeleri nelerdir bu konuda toplum olarak neler yapmalıyız?

 

Dünya Sağlık Teşkilatı (WHO) ile Gıda ve Tarım Teşkilatı (FAO)' nun Katkı Maddeleri üzerinde çalışan Ortak Uzmanlar Komitesi (IECFA) dünyada, her çeşit katkı maddesi ile ilgili yapılan toksikolojik çalışmaları değerlendirir ve Uluslararası Gıda Kodeksi Komisyonu'na tekliflerini sunar. IECFA, ayrıca katkı maddesinin özelliklerini belirler, analiz yöntemlerini standartlaştırır. Katkı maddesi ile ilgili A, B, C listelerini hazırlar. A listesi pozitif listedir. B listesinde değerlendirilmesi tamamlanmamış katkı maddeleri yer alır. C listesi ise negatif listedir ve bu listede yer alan katkı maddelerini kullanma izni verilmez.

 

İleriki çalışmalarda, farklı neticelere ulaşılması halinde Katkı maddelerinin listelerdeki yerleri değişebileceği gibi, günlük alınabilecek miktarları (ADI) da azaltılıp çoğaltılabilir.

 

Uluslararası kuruluşta kabul görmüş katkı maddesine bir numara verilir. Mesela Monosodyum Glutomat için verilen numara 621 dir. Tartarin için 102 dir. Numaralanmış bu listelerden Avrupa Ekonomik Topluluğunda kullanımına izin verilen Katkı Maddelerine E kodu verilmiştir. Mesela, 621 numara ile belirlenmiş Monosodyum Glutomat, eğer AET tarafından kullanımına izin verilmişse, AET Kodeksinde bu katkı maddesi E621 olarak isimlendirilmiş olmaktadır.

 

Ülkemizde de AET'ye uyum programı uygulandığı için aynı isimlendirme kullanılmaktadır.Kullanılmasına izin verilen Katkı maddelerinde ülkeler sınırlamalar getirebilir. Nitekim, listelerde izin verildiği halde bazı katkı maddelerini Amerika, Avusturya, Avrupa kendi ülke sınırları içerisinde yasaklamışlardır.

 

Alışveriş yaparken nelere dikkat etmeliyiz?

 

Bunları da sıralarsak;

 

1. Satın alacağınız ürünün içindeki maddeleri belirten etiketinin bulunduğundan emin olun. Etiketi olmayan ürünü satın almayınız.

 

2. Daima etikette yazan maddeleri tek tek kontrol edin. Sakıncalı madde bulunan gıda maddesini satın almayınız.

 

3. Helal kesim et ürünü sattığından kesin olarak emin olmadığınız market veya kasaptan et almayınız.

 

4. McDonalds, Burger King, Pizza Hut gibi fast-food lokantalarda çok dikkatli olun.

 

5. En son açıklanmış helal-haram katkı maddeler listesini sitemizden temin ediniz. (www.gidaraporu.com)

 

6. Özellikle şu ürünleri satın alırken dikkatli olun: Et ürünleri, peynirler, cipsler, kekler, pastalar, yemekler, margarinler, yoğurtlar, yağda kızartmalar, hazır çorbalar, krem şanti, soslar, çikolatalar, şekerlemeler, dondurmalar.

 

7. Bilmediklerinizi sağlam bilgi kaynalarına ulaşarak öğrenmeye çalışınız.

 

8. Takva üzere yaşamak istiyorsanız, emin olmadığınız gıda maddelerini satın almayınız.

 

Gıdalarda domuz yağı ve domuz katkı maddeleri nasıl anlaşılır?

 

Çok defa, kimyasal olarak bileşiğin kökenini tayin emek mümkün değildir, ancak üretici firma bilebilir. Bazen de çok hassas ve çok pahallı testlere ihtiyaç duyulmaktadır. Ülkemizde ise henüz bu testler yapılamamaktadır. Bu sebeple, mümkün mertebe katkısız doğal ürünler veya gıda katkı maddesini en az ihtiva eden ürünler tercih edilebilir.

 

Dinimizin bize kazandırdığı "Şüpheli şeylerden kaçınınız." prensibi gereğince, şüpheli katkı maddeleri belirlenip, bunlardan kaçınılmaya çalışılmalıdır.

 

Toplum olarak helal ve haramlara dikkat etmemiz için neler tavsiye edersiniz?

 

İslam, dünya hayatımızın her noktası için mesajı olan bir dindir. Dolayısıyla müntesiplerini çizgileri, sınırları belli bir yaşam tarzına uymayı istemektedir. Böyle bir istek söz konusu olunca, günlük yaşantımızda önemli yer tutan gıdalarımıza dikkat etmemiz de dinin bir emri olarak karşımıza çıkmaktadır.

 

Öncelikle Müslüman olarak biz demeliyiz ki "Arkadaş ! Yiyen yesin, besleyen beslesin, satan satsın, ama ben yemek istemiyorum. İrademin dışında, bilgimin dışında, beni aldatarak kimse bana dinimde haram kılınan gıda maddesini yedirme hakkına sahip değildir."

 

Tüketiciler olarak bu hakkımızı almak istiyorsak, önce "bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?" kavlince bilgimizi ve şuurumuzu artırmak zorundayız. Alışveriş yaptığımız, market, bakkal ve büfe sahiplerini ikaz edeceğiz. Bir yandan bilmediğimiz, tanımadığımız gıda maddelerini satın almaya paydos diyeceğiz. Ambalajların üzerindeki etiketleri dikkatlice okuyacağız. Bu aldatmacaların olduğu bir ortamda etiketleri okumak da yeterli olmayacaktır. En iyisi imalatçılar, irili ufaklı marketçiler, bakkallar, büfeciler, lokantacılar ve resmi görevliler ikaz oluncaya kadar bu tür ürünleri boykot etmek en tesirli silahımız olacaktır.

 

Ebu Hureyre (r.a.) rivayet ettiğine göre; Resul-û Ekrem (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

 

"Allah yolunda sefer yapmış, üstü başı tozlanmış bir adam ellerini göklere uzatarak "Ya Rabb, ya Rabb!" diye yalvarıyor. Halbuki onun yediği haram, içtiği haram, giydiği haram, gıdası haramdır. Böylesinin duası nasıl makbul olur?”( Müslim)

 

Bizler de çevremizde faaliyet gösteren marketleri, lokantaları, pastaneleri uyarmalıyız.

 

Helal sertifika nedir? Niçin helal sertifikasına İhtiyacımız vardır?

 

Helal sertifikalama, muteber, ehil ve tarafsız bir kurumun, söz konusu üretimi denetlemesini, helal standartlarla uygunluk içerisinde üretimin yapıldığını teyit etmesini ve buna bağlı olarak, onaylanmış bir belge vermesini kapsayan bir yöntemdir. Gıdalarda helal olma şartı ile birlikte, sağlığa uygunluk ve safiyet de olması gereken şartlardır. Ayrıca Helal Sertifikalama Ülke yönetiminin kontrol birimlerine gıda emniyeti konusunda destek hizmeti de sağlar.

Helal sertifikalama, Müslüman tüketici için, kabul edilebilir gıdanın ve tüketilebilir ürünün üretilmesi için gereklidir. Bu husus dünyadaki 2 milyar Müslüman'ı ve de helal ürün yemeği tercih eden diğer milyonlarca insanı kapsamaktadır.

 

Bu sertifikanın insanları bağlayıcılığı nasıl halledilecek. Mesela TSE buna müdahil olacak mı?

 

Helal Sertifika, isteğe bağlı olabilecek bir belgedir. Müslüman tüketici Helal Sertifikalı ürün talebinde ne kadar samimi, ne kadar istekli ve ne kadar ısrarlı olabilirse uygulama o kadar yaygın ve güçlü olabilir. TSE bu uygulamalara müdahil olamaz, olmamalıdır.

 

(Röportaj: Azmi Ermurat - Hüseyin Kulaoğlu / Vuslat Dergisi)

YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !