Hızır YILDIRIM

05 Şubat 2024

DİYARBAKIRLI RAMAZAN HOCA

Bu diyarlardan bir Ramazan Hoca geçti. Sakin, sade ve öz yaşamıyla geride güzel anılar bırakarak -inşaAllah- Rahman'ın rızasını kazanmış olarak Rabbine döndü. "Ölümsüzlüğü tattım, ne yapar bana ölüm" diyerek Rab katında diriler kervanına katıldı.

"Bu evrenin, yerlerin ve göklerin Sahibi yüce Allah, Resuller göndermiş; Nuh (a.s.)'mın İlahı, İbrahim (a.s.)'mın İlahı, Musa (a.s.)'mın İlahı, İsa (a.s.)'mın İlahı, Adı övülmüş son peygamber Muhammed (s.a.v.)'mın ilahı. İnsanları uyarmak için içlerinden peygamberler göndermiş; iyilerin cennete, zalimlerin sonsuz cehennemde yanacağına söz vermiştir!" Ashab-ı Kehf’in yiğit gençleri böyle hakkı haykırmıştı. Ramazan Hoca'da hakkı net bir şekilde "haykırmış" bizler de de tasdik ediyor ve kardeşimizin yanındayız!...

Ramazan hoca; Müslümanların ihmal ettiği iyiliği emr, kötülükten nehy görevini üstlenmiş ender şahsiyetlerden biri olmuştur. Mecnun ve deli diyerek yaptıkları hakaretlere aldırmadan Hakkı, eğmeden ve bükmeden dosdoğru mesajı insanlara ulaştırmaya çalışmıştır.

Kimseden teşekkür beklemeden, Allah rızasını sürekli ön planda tutarak insanlara sürekli tebliği yapmış bir çok Müslümanın vebalini kısmen de olsa kaldırmıştır. Mesajlarını açık ve net bir şekilde Kur'an ve sünnet ışığında gündemleştirdiği gibi herkesin anlayabileceği bir dil kullanması da takdire şayandır.

Akademik dil kullanmadan mesajlarını anlaşılır şekilde sunmaya çalıştı. Kendisi de söylediklerini bir fiil yaşayan ve kimseden korkmadan, çekinmeden Allah'ın mesajını, Resûl sav örnekliğiyle, inanmayanların putlarına sövmeden, yürüyen Kur'an misali anlattı da anlattı.

Mazlumu savunan, zalime zalim olduğunu haykıran, Allah'ın otoritesini bütün beşer sistemlerden üstün tutan, çözümü sunan, teferruata boğulmadan öncelikleri sıralayan, cennet yolundaki barikatları kaldırıp yol açan, iman hakikatlerin ne olduğunu, nasıl kurtuluşa erilir reçetesini sunan, samimi üslup ile bu yola kendini adayan ve bedel ödeyen, mü'minin nasıl olacağını örnekleyerek bizlere ayan beyan gösterdi.

Dili yumuşak, din konusunda taviz vermeyen, kendini İslam'a adayan, nefsi istek ve arzularını öteleyen, Allah'ın dini yeryüzüne hakim olması için gece gündüz çalışan, kınayanın kınamasından korkmayan, toplumun yabancı olduğu Tevhidi, şirki, tağutu net ve anlaşır bir şekilde anlatan, bunları anlamadan İslam'ın eksik olacağını, amellerin salihata dönüşemeyeceğini sürekli anlatmıştır.

Sırça köşklerden din anlatmadı. Kendisi zengin gibi yaşaraken fakir peygamberi anlatmadı. Kur'an'ı anlayamazsınız demedi, bu dini hocalar anlar demedi, insanları kandırmadı, yalan söylemedi, rant devşirmedi, ihale almadı, ledun ilmi ile uçmadı, ilmi ile amel etti, halktan biri gibi yani “beşerim” dedi.

Ümmetin ortak değeri güzel mü'min. Müslim olan herkes onu sevdi. Müslümanlıkta sorunu olanlar ise sevmedi, sevemedi, hatta aşağıladı hakaret ettiler. O yılmadı ve hakkı dimdik ayakta tuttu. O çok sevdiği Rabbine şehadetle kavuştu. Artık o güzel yiğidi üzemeyecekler ve katilleriyle ahirette; o büyük mahkemede hesaplaşacak.

Şubat ayı şehadet ayı; sana da nasip oldu. Şehadetin kutlu olsun!

Şehrin uzak diyardan geldi anlattı ama azgınlar onu katletti. Allah için yaşadı, Allah yolunda şehadete ulaştı. "Selam olsun Ramazan hocaya, selam olsun davasını omuzlayan mü'minlere, selam olsun Müslümanca yaşayana, selam olsun mü'mince ölebilene! "

"Rahmet olsun sana yiğidim; şahit gibi yaşayıp, şehadet mertebesine ulaşan güzel Muvahhid!.." Mekânın cennet olsun!...