KNKM'de "Umre Yolculuğu" konuşulacak
Hamza Er, Edremit'te konuşacak
Kafkas sempozyumundan Rusya rahatsız oldu
İktibas'ın Mayıs sayısı okuyucuyla buluştu
Tebbet suresi’nin bize öğrettikleri
'Türkiye, sırtını Batıya dönmüyor'   |   Heniyye: Filistin topraklarında İsrail'e yer yoktur   |   Oğlumu iki metre toprak altından çıkardım   |   Obama: Radarın kontrolü NATO'ya devredilsin   |   "İran'a saldırı planı hazır"   |  
Ana Sayfa Künye İnternet Kullanma Kılavuzu Ziyaretçi Defteri İletişim
KUR'AN SİYER AKAİD FIKIH KAVRAMLAR RÖPORTAJLAR VİDEO İSLAM DÜNYASI GÜNCEL KÜLTÜR SANAT MEDYA OKUMA GÜNLÜĞÜ
Canlı Yayınlar
Kategoriler
KUR'AN
SİYER
AKAİD
FIKIH
KAVRAMLAR
RÖPORTAJLAR
VİDEO
ETKİNLİKLER
KARİKATÜR
İSLAM DÜNYASI
GÜNCEL
KÜLTÜR SANAT
SEÇME YAZILAR
MEDYA
E-KİTAP
İBRETLİK
ŞİİR
TAKVİMİMİZ
OKUMA GÜNLÜĞÜ
Şahit Olanlar
Okuma Günlügü
Kitaplar
Dergiler
Anket

Yönetici :..

Ak Parti en çok kimleri dönüştürdü?

Seçenekler
Sistemi
Sağcıları
Solcuları
Müslümanları

Sonuçları Göster

 
İNTERNETİ MÜSLÜMANCA KULLANMAK
Şükrü Hüseyinoğlu

Biz Müslümanlar, dünya hayatını asıl varılacak yer olan ahiret hayatının tarlası ve bir imtihan alanı olarak algılarız. Hayatın bizlere verilmiş ve hesabı sorulacak bir emanet olduğu bilincinde alıp-veririz her nefesimizi. Hayatımızın hiçbir an veya alanının alemlerin Rabbi yüce Allah’ın müdahalesinden bağımsız olmadığını bilir, adımlarımızı ona göre atarız. Alemlerin Rabbi’ne tuğyan edip, O’nun hükümranlığını göklerle veya dar manada mabedlerle sınırlamaya kalkışan, Allah’ın hükümranlığına kota koymaya yeltenen, Allah’ın arzında O’nun hükümranlığına karşı çıkma sapkınlığını temsil eden laisizm ve sekülerizmin hayatımıza çeşitli suretler altında sızmaması için teyakkuzu elden bırakmaz, sahih bilgi, iman ve salih amel bütünlüğünde, bilinç düzeyinde bir hayat yaşamayı gaye ediniriz.

Biliriz ki, alemlerin Rabbi’nin bizim kulluğumuza hiç ama hiç ihtiyacı yoktur, O’nun hükümlerine tabi olmaya, aparı, dupduru ölçülerine sadık kalmaya, yolunda yürümeye muhtaç olan bizleriz.

Müslümanlar olarak, “De ki: "Şüphesiz benim namazım, ibadetlerim, hayatım ve ölümüm alemlerin Rabbi olan Allah içindir." (En’am 6/162) Rabbani ölçüsünü şiar ediniriz. Yaptığımız hiçbir işin, attığımız hiçbir adımın, aldığımız hiçbir nefesin, varoluş gayemizden bağımsız ve verilecek hesaptan azade olmadığını biliriz.

“Paranın dini imanı olmaz”, “Allah’ı bu işe karıştırma”, “Din başka siyaset başka” türünden, Allah’ın hükümranlığını parçalayan, Allah’ın dininin hayatla olan bağını koparan laik/seküler yaklaşımlar bizlerin düşünce ve amelinde asla kendine yer bulamaz. Biz biliriz ki, Allah kesinlikle her işe karışır. Allah göklerin de Rabbidir, yerlerin de Rabbidir. Mabedlerin de Rabbidir, çarşı-pazarın ve parlamentoların da Rabbidir. Allah kalplerin ve vicdanların da Rabbidir, internetin de Rabbidir. Allah’ın hükümranlığına boyun eğmeyen ne varsa, hangi çarşı-pazar, hangi parlamento alemlerin Rabbi’ne secde etmiyorsa tuğyanın merkezi haline gelmiş demektir.

İnternetle olan ilişkimizin de bu temel hayat ölçülerimiz çerçevesinde şekillenmesi, Müslüman olmamızın olmazsa olmaz gereklerindendir. Artık yemeklerini bile bilgisayar başında yiyen “internet kurtları”ndan söz edildiği bir dönemde internet başında geçirdiğimiz zaman, tam anlamıyla bir bilgi çöplüğüne dönüşen internetten ulaştığımız veya interneti kullanarak yaydığımız haber ya da bilgilere dair tutumumuz İslam’ın eskimeyen ölçülerine tabiiyet arzetmelidir.

Sahip olduğumuz zaman, Rabbimizin bizlere emanet ettiği ve her saniyesinin hesabı sorulacak olan büyük bir nimettir, imkandır. Geçen hiçbir saniyesinin bir daha geri döndürülmesinin mümkün olmadığı ömür sermayemiz belli bir zamanla mukayyeddir. Zamanımızın kadr ü kıymetini bilmek ve zamanımızı çarçur etmemek temel İslami yükümlülüklerimizden biridir. Yukarıda da belirttiğimiz gibi zamanlarının büyük kısmını internet başında geçiren ve internete bağımlı hale gelmiş “internet kurtları”nın giderek çoğaldığı bir dönemde yaşıyoruz. Birer “internet kurdu” olmasak da internette geçirdiğimiz zaman konusunda mutlaka hassas olmamız ve “ölçü”yü şaşırıp aşmamamız gerekmektedir.

Peki bu konuda ölçü nedir? Öncelikle emanete riayet etmek ve israftan kaçınmak şeklindeki temel Kur’ani ölçülerin bu konuda bizlerin daima hatırımızda bulunması gerektiğini söyleyebiliriz. Evet, zaman bize verilmiş Rabbani bir emanettir ve onu, emanet sahibi yüce Rabbimiz bize niçin verdiyse o gaye istikametinde ve O’nun belirlediği ölçüler çerçevesinde kullanmamız gerekmektedir. Ancak böylece zamanı doğru kullanmış ve emanete riayet etmiş oluruz.

Biliriz ki, Rabbimiz israf edenleri sevmemektedir (En’am 6/141, A’raf 7/31) ve israf suçunu işleyenleri şeytanın kardeşleri olarak nitelemektedir. (İsra 17/27)

Dolayısıyla bizler günümüzde en büyük zaman israfı suçunun işlendiği alanlardan biri olan internet kullanımı sırasında bu suçu işlememeye azami ölçüde dikkat etmeliyiz. Zaman israfı suçunun sabit olmaması için internet kullanımını “asgari ihtiyaç”la sınırlandırmalıyız. Bu da, her Müslümanın yaptığı iş ve şartlarına göre vicdanen belirleyeceği bir sınırı ifade edecektir tabii olarak. Bununla birlikte bu konuda Kur’an’ın şu ölçüsü, Müslümanlar için temel belirleyici hükmündedir:
“Onlar, boş sözlerden ve işlerden yüz çevirenlerdir.” (Mu’minun 23/2)
Dolayısıyla Müslümanlar olarak her alanda olduğu gibi internet kullanımında da gaye ve hikmeti yol arkadaşı edinmeli, gayeden ve hikmetten yoksun ne varsa yüz çevirmeliyiz. Bu anlamda hiçbir Müslüman internette ya da çay ocaklarında oturup saatlerce “geyik muhabbeti” yapamaz. Anlamdan ve gayeden yoksun olarak internette zaman harcayamaz. Müslümanın internette oyun oynayarak, “sörf yaparak” geçireceği bir vakti yoktur, olamaz.

İnternet kullanımında Müslümanlar olarak dikkat etmemiz gereken hususlardan biri de, denetimden son derece uzak bir iletişim ağı olan internette, Rabbimizin Hucurat Suresi’nin 6. ayet-i kerimesinde beyan ettiği gibi, okuduğumuz haber ve bilgilerin mutlaka sağlamasını yapmamız gerektiğidir. İnternette okuduğumuz bir haber ya da bilgiye balıklama atlamak bizi son derece yanlış sonuçlara götürebilir. Bir bilgi çöplüğü haline gelen interneti sağlıklı bir bilgi kaynağı olarak görmek doğru değildir. Tabii ki internetten faydalanılabilir, fakat dikkat ve seçiciliği elden bırakmadan ve interneti temel bilgilenme kaynağı olarak algılama sapmasına düşmeden.

İnterneti Müslümanca kullanmak bağlamında daha birçok madde sayılabilir. Fakat temel ölçü bellidir: Müslüman olmanın, hayatın her an ve alanını alemlerin Rabbi yüce Allah’ın hükümranlığına tabi kılmak ve bu hükümranlıktan azade bir an veya alan tahayyül etmenin, bizatihi şirkin ve tuğyanın kendisi olduğunu bilmek gerekmektedir. İnternet kullanımı da bu bilinç ekseninde olmak durumundadır.

 
YAZARLAR
Fatih PALA
BAHADDİN YILDIZ VE KADİR KIYMET BİLMEK
Bünyamin ZERAN
ALİM OLMAK MI ENTELEKTÜEL OLMAK MI?
Mükerrem BULUT
DÜNYA; KALBİMİZDE Mİ ELİMİZDE Mİ?
Mustafa ATAV
DURDURUN TRENİ, İNECEK VAR!
Cemil ARSLAN
YENİ BİR DÜNYA KURMALIYIZ!
Mehmet PAMAK
MODERN PUTPERESTLİK: FUTBOL FANATİZMİ
Mehmed MAKSUT
GEZİ VE MUHASEBE
Şükrü HÜSEYİNOĞLU
MÜLK KAVRAMINI DOĞRU ANLAMAK
Ömer KARAKAŞ
KOPARILAN İMAN-AMEL BÜTÜNLÜĞÜ BAĞI
Hikmet ERTÜRK
MÜSLÜMAN OLARAK YAŞLANMAK
Ahmed KALKAN
4+4+4, MÜSLÜMANLAR İÇİN NE İFADE EDİYOR?
M. Kürşat GÜRSOY
BİR KONFERANSTAN İZLENİMLER
Fatma CEREN
BAŞLIKLI MASAL -3-
Şinasi ULUDOĞAN
AYAĞI YORGANA GÖRE UZATMAK!
ENÇOK OKUNANLAR
MEKKE VE MEDİNE`YE SAHİP ÇIKALIM
İSLAM SADECE ANLATILMAZ, YAŞANIR
MÜSLÜMAN GENÇLERDE BURÇ SAPMASI
MÜSLÜMAN OLMAK YETMİYOR MU?
TEVHİD VE ŞİRK ÜZERİNE
İNTERNETİ MÜSLÜMANCA KULLANMAK
RADİKAL AYNA
TOPLUMSAL EŞİTSİZLİK VE TABAKALAŞMA
NEYİ ANLATACAĞIZ?
SÜTÇÜ İMAM BUGÜN YAŞASAYDI NE YAPARDI?
GÜNÜN KONUSU
BİR AYET
BİR HADİS
BİR SÖZ
VİDEO
 
 
Copyright © 2009 İslam ve Hayat
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz

Evden Eve Nakliyat Evden Eve Nakliyat