Hz. Muhammed ve Tevhid Mücadelesi paneli (VİDEO)

Kur'an Nesli Kültür Merkezi tarafından, Bahçelievler Belediyesi Yenibosna Kültür Merkezi'nde düzenlenen "Tevhid Dâvâsının Son Elçisi Hz. Muhammed ve Mücâdelesi" paneli coşkulu bir katılımla gerçekleşti.

28-04-2012


İslam ve Hayat

Kur'an Nesli Kültür Merkezi tarafından, Bahçelievler Belediyesi Yenibosna Kültür Merkezi'nde düzenlenen "Tevhid Dâvâsının Son Elçisi Hz. Muhammed ve Mücâdelesi" paneli coşkulu bir katılımla gerçekleşti. 

Hüseyin Alan, Mustafa Bozacıoğlu ve Hamza Er'in konuşmacı olarak katıldığı, Şükrü Hüseyinoğlu tarafından yönetilen panelin sunuculuğunu ise Sabahaddin Akgül yaptı.

Panel Mevlüt Akbal'ın Kur'an tilâveti ve mealini okumasıyla başladı. Ardından Kur'an Nesli Kültür Merkezi adına selamlama konuşması için Mehmet Gündüz kürsüye çıktı. Gündüz, Kur'an Nesli Kültür Merkezi olarak 2009 yılından bu yana İslami eğitim çalışmaları yaptıklarını anlatarak, belirli periyodlarla bu tür programları gerçekleştirerek İslam'ın doğru anlaşılması çabalarına destek vermeyi amaçladıklarını kaydetti. Gündüz, bu panelin de bu çabaların bir parçası olduğunu kaydederek, katılımcıları ve panelistleri selamladı.

Daha sonra panele geçildi. Panel yöneticisi Şükrü Hüseyinoğlu, programın hayırlara vesile olması duasıyla başladığı konuşmasında, öncelikle bu programın bir 'Kutlu Doğum' etkinliği olmadığını kaydederek şunları söyledi:

"Zira 'Kutlu Doğum' adı verilen format ve etkinliklerin bizatihi sistemin aktörlerince bir toplum mühendisliği ürünü olarak kotarıldığını biliyoruz. Bu aktörlerden biri olan Mümtaz'er Türköne, geçtiğimiz günler içerisinde Zaman gazetesinde kaleme aldığı konuyla ilgili yazıda, 'Kutlu Doğum' haftası formatını 1989 yılında Diyanet Vakfı Mütevelli Heyeti'ne seçilen milliyetçi dünya görüşüne sahip 6 kişilik kurul olarak kararlaştırdıklarını ve sonradan "'Mevlid Kandili' kış aylarına denk gelince bu haftayı Nisan ayında sabitleştirdiklerini yazdı. Dolayısıyla bizler İslami açıdan hiçbir referansı bulunmayan, yapay, toplum mühendisliği ürünü bu formatı kesinlikle reddediyoruz."

Emperyalist merkezlerde kotarılan 'Ilımlı İslam' projeleri çerçevesinde yaygınlaştırılmaya çalışılan "ılımlı peygamber' motifini    de reddettiklerini belirten Hüseyinoğlu, "Yeryüzüne nizam verme iddiasındaki bir dinin, hayatı tağutlarla mücâdele alanlarında geçen Peygamberi, bugün, tağutlarla, zalimlerle sorunu olmayan ılımlı din anlayışının ılımlı peygamberi olarak anlatılmak istenmektedir. Dine karşı din anlayışı bugün de tüm boyutlarıyla sürmektedir. Bu programla Hz. Peygamber'in doğru anlaşılması çabalarına bir katkı sağlamak istiyoruz." şeklinde konuştu ve ilk sözü "Hz. Peygamber Doğru Anlaşılıyor mu?" başlıklı sunumu için Mustafa Bozacıoğlu'na verdi.

Günümüzde çok yaygın olarak muhatap olduğumuz yanlış peygamber algısının temelinde, Yüce Allah'ı doğru tanımama sorunu bulunduğunu kaydeden Bozacıoğlu, "Allah telakkisini düzeltmeden Peygamber telakkisini düzeltemeyiz. Doğru bir Allah telakkisine ulaşılırsa oradan adım adım doğru bir peygamber algısına ulaşmak mümkündür" diye konuştu. 

Bozacıoğlu şöyle devam etti:

"Hz. Peygamber Kur'an'la konuşmuş, Kur'an'la hareket etmiş, Kur'an'la düşünmüş ve yaşamıştır. Kur'an'ı anlamadan Peygamber'i anlayamayız. Şunu söyleyebiliriz ki, Kur'an en iyi siret kitabıdır. Allah Rasulü'nün müfradatı Kur'an'dır."

İkinci konuşmacı Hüseyin Alan ise, "Hz. Peygamber'in Toplumsal ve Siyasal Mücâdelesi" başlıklı bir sunum gerçekleştirdi. Hz. Peygamber'in Mekke cahiliyesi karşısında dile getirdiği "Rabbim Allah'tır" sözünün, Mekke'nin toplumsal ve siyasal düzenini sarstığını kaydeden Hüseyin Alan, ancak aynı sözün bugünkü toplumlarda aynı karşılığını bulmadığını, çünkü o gün Mekke oligarşisini sarsan bu büyük sözün kuşatıcı toplumsal ve siyasal mahiyetinin bugün anlaşılmadığını ifade etti. 

Alan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Hz. Peygamber, mevcut toplumsal-siyasal yapıyla doğrudan hesaplaşmaya girdi. İtirazı şekilsel değil yapısaldı. Mekke'de kurulu düzene cepheden muhalefette bulundu. Kurulu düzene, kuruluş felsefesi açısında temelden itiraz etmek gerekir. Kim 'Rabbim Allah'tır' diyorsa, hayatın bütününde Allah'ı dikkate alarak hayatı düzenleyeceğini söylüyordur aslında. Bu gerçeği yerli yerine oturtmak gerekir."

Son konuşmacı olarak sözü alan Hamza Er'in konusu ise "Hz. Peygamber'in İnsanlığa Şahitliği" idi. Hamza Er, Hz. Peygamber'in sünnetinin bugün kültürel bir motife indirgenmek istendiğini kaydederek, Peygamber'i aşırı yüceltmenin de, O'nu kitabı getirmiş ve gitmiş bir postacı konumuna indirgemenin de şahitlik misyonunu ortadan kaldıracağını dile getirdi. 

Er, şöyle konuştu:

"Rabbimiz, peygamberlerin temel misyonu olarak şahitlik görevini vurgulamaktadır. Şahit, söylediklerini öncelikle kendisi yaşayan, insanlara önerdiğini önce kendi hayatında müşahhaslaştırıp ete kemiğe büründüren şahsiyettir. Hz. Peygamber kendisine itaat eden müminlere güzel bir örneklik teşkil etmek üzere vahyin en güzel şahididir. Örnek şahsiyet, rehber ve önderdir. İslam’ın nasıl hayata geçirileceği, vahyin nasıl anlaşılıp uygulanacağı, Allah’ın nasıl razı edileceği ve Allah’a kulluğun nasıl yapılacağı hususunda tek ölçü ve örnektir.

İşte Rasulullah’ın yaptığı şahitlikte ortaya konan bu ölçü ve örnekliği rehber edinerek hayatlarını düzenleyen mü'minler de diğer insanlar için şahitlerdir, örnek şahsiyetlerdir. Rasulullah nasıl ki, mü'minlere rehber ve model şahsiyet olmuşsa, müminler de bu görkemli örnekliği çağımıza taşıyarak, aynı şahitliği günümüzde gerçekleştirerek, emin, güvenilir, adil, doğru sözlü, dürüst ve güzel ahlak sahibi bir şahsiyeti ortaya koymak zorundadırlar. Allah’ın hükümlerini, vahyin gereklerini, hayatıyla, davranış ve ahlakıyla içselleştirip, mücadelesinin vazgeçilmez esası haline getirerek sürdürmek durumundadırlar."

Panel, son bölümde dinleyicilerden gelen soruların panelistler tarafından cevaplanması ile son buldu.

Etiketler : #Hz.   #Muhammed   #ve   #Tevhid   #Mücadelesi   #paneli   #(VİDEO)   
YORUMLAR
  • ömer bitlis   08-05-2012 07:52

    Hamza erin sunumu doğru ve güzeldi...

  • Kemal Songür   01-05-2012 08:48

    Değerli ve peygamber tasavvurlarıyla net-duru zihinlerin sunumları da net-duru olacaktır. Vahiy, sahihliğinde şüphe olmayan bir siyerdir aynı zamanda. Vahyin anlattığı-tanımladığı resullerin önderliği-örnekliği bizlere en doğru yolu gösteren kılavuzlardır. Elçilerini seçen ve görevlendiren Rabbimizin tanımlamasıyla resulleri tanımak bizleri doğru yola götürecektir. Dolayısıyla başta peygamber tasavvurlarımız olmak üzere insana ve hayata dair bütün algılarımızı vahye arzetmek zorundayız. Sunumu gerçekleştiren ve vesile olanlardan Rahman'ın razı olması dualarımızla.

  • kuran talebesi   30-04-2012 09:37

    programı düzenleyen agabeylerimizden ve tüm katılımcılardan Allah razı olsun. Bu tür çalışmaların artırılması ve bereketlendirilmesini canu gönülden diliyoruz...

İlginizi çekebilecek diğer haberler

Makaleler

Hava Durumu


VAN