KNKM'de "Umre Yolculuğu" konuşulacak
Hamza Er, Edremit'te konuşacak
Kafkas sempozyumundan Rusya rahatsız oldu
İktibas'ın Mayıs sayısı okuyucuyla buluştu
Tebbet suresi’nin bize öğrettikleri
'Türkiye, sırtını Batıya dönmüyor'   |   Heniyye: Filistin topraklarında İsrail'e yer yoktur   |   Oğlumu iki metre toprak altından çıkardım   |   Obama: Radarın kontrolü NATO'ya devredilsin   |   "İran'a saldırı planı hazır"   |  
Ana Sayfa Künye İnternet Kullanma Kılavuzu Ziyaretçi Defteri İletişim
KUR'AN SİYER AKAİD FIKIH KAVRAMLAR RÖPORTAJLAR VİDEO İSLAM DÜNYASI GÜNCEL KÜLTÜR SANAT MEDYA OKUMA GÜNLÜĞÜ
Canlı Yayınlar
Kategoriler
KUR'AN
SİYER
AKAİD
FIKIH
KAVRAMLAR
RÖPORTAJLAR
VİDEO
ETKİNLİKLER
KARİKATÜR
İSLAM DÜNYASI
GÜNCEL
KÜLTÜR SANAT
SEÇME YAZILAR
MEDYA
E-KİTAP
İBRETLİK
ŞİİR
TAKVİMİMİZ
OKUMA GÜNLÜĞÜ
Şahit Olanlar
Okuma Günlügü
Kitaplar
Dergiler
Anket

Yönetici :..

Ak Parti en çok kimleri dönüştürdü?

Seçenekler
Sistemi
Sağcıları
Solcuları
Müslümanları

Sonuçları Göster

 
“Ercümend Özkan’ın Katkıları” panelinden notlar
17 yıl önce, 1995’te bir dizi program için Adana’da geçirdiği kalp krizi sonucu aramızdan ayrılan Ercümend Özkan’ın Türkiye İslami mücadelesine katkıları Bahçelievler’de düzenlenen bir panelde konuşuldu.
Share |
29/01/2012

İslam ve Hayat

17 yıl önce, 1995’te bir dizi program için gittiği Adana’da geçirdiği kalp krizi sonucu aramızdan ayrılan Ercümend Özkan’ın Türkiye İslami mücadelesine katkıları Bahçelievler’de düzenlenen bir panelde konuşuldu.

Kur’an Nesli Kültür Merkezi’nce Bahçelievler Belediyesi Necip Fazıl Kısakürek Kültür Merkezi’nde düzenlenen “Ercümend Özkan’ın Türkiye’deki İslami Mücadeleye Katkıları” başlıklı panele konuşmacı olarak İLKAV Başkanı Mehmet Pamak, İktibas Dergisi yayın kurulu üyesi Abdullah Pamuk ve Özkan’ın oğlu Tarık Özkan katıldı. Panelin yöneticiliğini ise İktibas Dergisi yazarı Murat Kirişçi yaptı. Panel öncesi bir de Ercümend Özkan’ın hayatı ve mücadelesini konu alan kısa bir belgesel gösterimi yapıldı.

Program, Sebahaddin Akgül’ün takdimiyle başladı. Ardından Kur’an-ı Kerim’den hikmet ve güzel öğütle daveti konu alan bir kısım ayetlerin tilaveti ve mealini okumak üzere Mevlüt Akbal kürsüdeki yerini aldı. Akbal’ın ardından, Kur’an Nesli Kültür Merkezi adına selamla konuşması için Şükrü Hüseyinoğlu kürsüye çıktı. Hüseyinoğlu, Türkiye’deki İslami mücadelenin öncü şahsiyetlerinden ve dik ve istikrarlı İslami duruşun sembol isimlerinden Ercümend Özkan’ın bu coğrafyada yaşayan Müslümanlar üzerindeki emeğinden söz ederek, Özkan’ın yeni nesillerce de tanınmasının önemine değindi ve bu tür programların bu değerli öncünün unutulmaması için gerekli olduğunu kaydetti. Hüseyinoğlu selamlama konuşmasını “Bu programın hayırlara vesile olmasını Rabbimizden niyaz ediyoruz” duasıyla tamamladı.

Panele geçilmeden son olarak, Tarık Özkan ve Yüksel İsmailoğlu tarafından hazırlanan 10 dakikalık Ercümend Özkan belgeselinin gösterimi yapıldı. Ercümend Özkan’ın hayatından ve mücadeleisnden dönüm noktalarının anlatıldığı belgesel büyük beğeni topladı.

Panel, yönetici Murat Kirişçi’nin, bir yeniden Kur’an’a dönüş davetçisi olarak Ercümend Özkan’ın Türkiyeli Müslümanlar açısından öncü rolünü vurgulamasıyla başladı. Kirişçi, panel davetine icabet ettikleri için konuşmacılara teşekkür ederek ilk sözü Ercümend Özkan’ın oğlu Tarık Özkan’a verdi.

Özkan, “Bir Aile Reisi ve Dava Adamı olarak Ercümend Özkan” başlıklı sunumuna, babasının Hakk’a yürümesinin ardından tam 17 yıl geçtiğini belirterek “Bu sürede ben rahmetli babamı çok özledim, biliyorum ki onu tanıyan herkes için de durum farklı değil” sözleriyle başladı.

Tarık Özkan sözlerini şöyle sürdürdü:

“Burada onu anmak için toplanmış bulunuyoruz. Biz Müslümanlar için birini anmak, ardından ağıtlar yakıp ona övgüler düzmek değildir. Birini anmak aslında onu anlamaya çalışmaktır. Birini anıyorsak ortada anmaya/anlamaya değer bir şeyler olduğunu düşündüğümüz içindir. İşte Ercümend Özkan, Türkiye islami hareketi için yaptığı çok önemli katkılardan dolayı bugün burada anılmaktadır. Ercümend Özkan’ın Türkiye islami hareketine katkısını iki temel başlık altında incelemek mümkündür. Bunlardan ilki, islam’ın siyasal boyutuna getirdiği bakış açısı, diğeri ise İslam’ın kaynağından sahih olarak anlaşılmaya çalışılmasıyla ilgili sarfettiği fikri çabalardır. Bu iki konuyu genişçe benden sonraki konuşmacılar ele alacağından ben daha fazla detaya girmek istemiyorum."

Tarık Özkan, Ercümend Özkan gibi bir dava adamının ortaya çıkmasında kimi kişilik özelliklerinin de rolü olduğunu kaydederek şöyle devam etti:

"Babamın sahip olduğu ve farklı kılan bazı yanlarından kısaca ve anektodlar eşliğinde bahsetmek istiyorum. Öncelikle belirtmeliyim ki, Ercümend Özkan okumaya son derece meraklı bir insandı. Vefat ettiğinde evinde yaklaşık 10.000 ciltlik bir kütüphane vardı. Biz evlatları için bu çok özel bir imkandı. Düşünün ki bir kütüphane doğup, büyüyorsunuz. Evimizin tüm duvarları kitaplılarla kaplıydı.

Son derece kararlı bir insandı. Doğruluğundan emin olduktan sonra hiçbir engel tanımadan kafasına koyduğunu mutlaka yapmaya çalışırdı. Kararlılığının örneklerinden birisi, 1963 yılında evlenirken yaşanmıştı. Gerekli evraklar için gittikleri muhtar 'Bu günlerde çoğunun yaptığı gibi üç gün sonra boşanacaksanız, sakın bu işe kalkışmayın, iyi düşünün. Biriniz sinirlenip bağırınca diğeriniz sussun, bunu sakın unutmayın' demişti. Özkan’ın buna cevabı ise 'Ya bu deveyi güdersin, ya bu diyardan gidersin demem ben. Hayatta, kalmayı aklıma koyduğum diyardan kaçmak prensibim değildir. Hem bu deveyi güdeceğiz, hem bu diyarda duracağız emin olun' demişti.

Tavizsiz bir insandı. Konu Allah’ın dini olduğunda asla taviz vermezdi, zira din Allah’ın, nasıl benim olmayan şeyden taviz verebilirim ki diye düşünürdü. Bu onun Türkiye islami hareketine verdiği katkıyı değerli yapan en önemli sebeplerdendi. Zira onun gibi yere sabit basan insanlar etraflarındakine de güç verirler. 1967’de mahkemede savunmasını isteyen hakime, 'Siz bana 100 yıl ceza da verseniz, Allah da 101 yıl ömür verse, ben çıkınca yine bu iş için çalışacağım' diyerek, davasında kararlı ve tavizsiz duruşunun net bir örneğini sergiliyordu.

Zamanı iyi kullanan Özkan, ailesine de çok düşkündü. Bulduğu her fırsatta ailesiyle vakit geçirmekten çok hoşlanırdı. Herkesle görüşür, düşüncelerini anlatırdı. 1960’ların sonlarında cezaevindeyken ö dönemin hızlı komünistleri ile tanışıyorlar. Bu kişiler Mihri Belli’nin talebeleri. Gele gide, görüşe konuşa adamların fikirlerinde bir farklılık oluştuğunu gören Mihri Belli, bunları bir kenara çekip, “Bu adamla görüşmenizi istemiyorum, ben sizi kolay yetiştirmedim, kolay da kaybetmeye niyetim yok” mealinde bir şeyler söyleyerek rahmetli ile görüşmelerini engelliyor. Son olarak söylemek isterim ki, Özkan kibir ve gurur nedir bilmezdi. Bilse ki dünyanın öbür ucunda biri var ve zayıf da olsa öğüt alma ihtimali var, hiç çekinmez ayağına giderdi. Öfkelenip de birinin kalbini istemeden kırdı mı, derhal özür dilerdi, bir çocuk bile olsa bu kişi.”

Özkan, babasına Rabbimizden rahmet dileyerek konuşmasını tamamladı.

İkinci panelist Mehmet Pamak, öncelikle programın gerçekleştirildiği salondaki Kemalist-ulusal semboller yönelik eleştirilerini dile getirdi. Pamak, “Şuan kendimi adeta bir tapınakta hissediyorum. Resmi ideolojinin tapınağında gibiyiz. Oysa kültürel etkinliklerin yapıldığı salonlar nötr olmalıdırlar. Kemalistler program yaptığı zaman kendi sembollerini, sosyalistler yaptığı zaman kendi sembollerini, Müslümanlar etkinlik yaptığı zaman kendi sembollerini asabilmeli” diye konuştu.

Pamak, “Ercümend Özkan’ın Siyasi Duruşu” konulu konuşmasına, 1983 yılında TBMM’de yaşadığı bir anıyı anlatarak başladı. Birgün Meclis’te yer alan mescidde abdest alırken yanında abdest alan başka birinin, o sırada ezan okuyan imam “Allahu Ekber” kısmıını söyledikçe “Yalan söyleme!” diye tepki gösterdiğine tanık olduğunu anlatan Pamak, anlam veremediği bu tepkinin sahibiyle arasında geçen konuşmaya değindi. Pamak şöyle devam etti:

“Kendisine niçin böyle konuştuğunu sorduğumda, ‘İmam açıkça yalan söylüyor. ‘Atatürk Ekber’, ‘Kenan Evren Ekber’ demesi lazım. Çünkü ülkedeki düzende de, Meclis’te de, Meclis’teki mescitte de sözü dinlenen Allah değil. Atatürk ve Evren’ diye cevapladı. Meclis’te çalışan bir bürokrat olduğunu öğrendim. Bu yaklaşımı nasıl edindiğini sorduğumda İktibas Dergisi abonesi olduğunu ve Ercümend Özkan’la görüştüğünü söyledi. Yani İktibas henüz ikinci yılında bu düzeyde bir siyasal bilinçlenmeyi sağlayabilmiş bir dergi olarak karşımıza çıkıyor. Ercümend abinin Türkiye’deki İslami bilinçlenmeye katkısı daha o yıllara dayanıyor.”

Ercümend Özkan’ın bir taraftan geleneksel hurafelere karşı dururken, diğer taraftan da modernist sapmalara karşı ciddi bir mücadele verdiğini aktaran Pamak, Özkan’ın kavramlar konusundaki titizliğine vurgu yaptı. Özkan’ın Mazlum-Der’in kuruluş sürecinde kendisine, “insan hakları” kavramının Batılı bir terkip olduğunu söylediğini kaydeden Pamak, “Kendisine bu söylediğinin doğru olduğunu söyledim. Bununla birlikte, insan kelimesinin de, hak kelimesinin de Kur’an’da yer alan kavramlar olduğunu ve bizim bu iki kavramdan yola çıkarak tamamen İslami ölçüler içerisinde mazlumların haklarını savunacak bir mücadele yürüteceğimizi söylediğimde buna karşı çıkmadı. Hatta Abdullah Pamuk Bey’in Mazlum-Der’in kurucuları arasında olmasını teklif etti ve Mazlum-Der demokrat-liberal çizgiye kaydırılıncaya dek destek vermeye devam etti” şeklinde konuştu.

Mehmet Pamak konuşmasında Ercümend Özkan’ın tavizsiz duruşu ve Allah yolunda hiçbir engel tanımadan çalışmasına vurgu yaptı. Pamak sözlerine şöyle devam etti:

“Değerli kardeşlerim, bir dava adamını, bir mümin şahsiyeti anarken şüphesiz yapılması gereken en anlamlı iş bana göre onun ortaya koyduğu örneklikten, şahitlikten kalkarak daha çok ona hayır ve duadan sonra kendi halimizi sorgulamak ve onun duruşu gibi bir duruş nasıl sağlanabilir ve biz ne haldeyiz, bu konularda kendimizi gözden geçirmektir diye düşünüyorum. O 1967 yılında bile biraz önce bahsi geçen mahkemelerde açıkça Kemalist sistemi değiştireceğini söylüyordu, 67 yılı. Yani, diyordu ki mahkeme heyetine; bana 100 yıl ceza verseniz ve benim ömrüm de 101 yıl sürse, kalan 1 yılda yine Kemalist sistemi değiştirip İslami sistemi kurmak için çalışacağım diyordu. Böyle onurlu, şahsiyetli, ilkeli bir tavrı, herkesin sağcı, devletçi, milliyetçi, kavmiyetçi, mukaddesatçı, muhafazakar adları altında İslami kimliğini flulaştırdığı bir süreçte söylüyor.

Ercümend Ağabey sadece geleneksel hurafelerle, bidatlarla uğraşmadı, modern bidatlarla, hurafelerle de mücadele etti. Bir taraftan hurafelerle uğraşıyordu, diğer taraftan modern bidat ve hurafeler olan demokrasi inancı, liberalizm, Kemalizm, laiklik gibi felsefi ve ideolojik olarak İslam’la asla bağdaşmayan kavramların şirke ait olduğunu, müminlerin Kur’ani kavramlarla kendilerini tanımlamaları gerektiğini ve Kur’ani kavramları ete kemiğe büründürerek şahitlik oluşturmaları gerektiğini söylüyordu. Ve bizim için bugün aynen bu sorumluluk vardır ve her birimiz bunu yerine getirmekle mükellefiz.”

Son olarak söz alan Abdullah Pamuk ise, “Ercümend Özkan’ın Bütüncül İslami Anlayışı” konulu konuşmasında, Özkan’ın hem İslam’ın algılanması ve anlaşılması, hem de toplumsal-siyasal alandaki temsiliyeti konusunda Kur’an’a ve Hz. Peygamber’in örnekliğine olan net ve ödünsüz vurgusuna değindi.

Özkan’ın insanları asla kendisine değil, doğrudan doğruya Allah’ın Kitabı’na çağırdığını kaydeden Pamuk, bir üniversite öğrencisi olarak kendisini ziyaret edip ilk tanıştığında, Özkan’ın kendisine Kur’an meali hediye edişini ve Kur’an’ı okuyup anlama konusundaki ısrarlı tavsiyesini aktardı.

Ercümend Özkan’ın Hz. Peygamber’in örnekliğine olan güçlü vurgusuna da değinen Pamuk, şöyle devam etti:

“Ben yaşadığımız dönemde Ercümend Özkan kadar Hz. Peygamber’in örnekliğine vurgu yapan, O’nun siretinin doğru anlaşılması konusunda çaba gösteren bir başka fikir adamı hatırlamıyorum. Maalesef buna rağmen bazıları onu ‘sünnet inkarcısı’ diye yaftalayabilmiştir. Oysa onun yazı ve kitaplarını okuyanlar, sünneti dışlayan çarpık din algısına karşı ne kadar net bir duruşu olduğunu göreceklerdir. Bazı kesimlerin, Kur’an’ın asla onaylamadığı İsrailiyat ve benzeri muharref kaynaklı rivayetlerin Kur’an’a arzını “hadis inkarcılığı” şeklinde nitelemesi herhangi bir ilmi dayanaktan yoksun yaklaşımlardır.”

Pamuk, Ercümend Özkan’ın Kur’ani ölçüler içerisinde eleştiriye, tartışmaya ve yeni fikirlere açık birisi olarak yaşadığını ve doğrusu ilmi delillerle ortaya konulduğunda eski düşüncelerinde ısrar etmediğini kaydederek, belli bir döneme kadar kabullendiği “vahy-i gayri metluv” anlayışının yanlışlığını anladığında bu anlayışı terk etmesini buna örnek olarak zikretti.

Ercümend Özkan'ın 1981 yılında darbe döneminde İktibas'ı yayınlayıp sözünü açıkça söylediğini ve hiçbir süreçte İslami duruşunu bozmadığını kaydeden Pamuk, "Kendisi, geleneksel ve modern hurafe ve sapmalara karşı verdiği mücadeleyi bir buz denizindeki buzkıran gemisinin rolüne benzetirdi. Bugün baktığımızda bu buzkıran gemisinin çok önemli işlevler yerine getirdiğini görmekteyiz" diye konuştu.

Panel, katılımcılardan gelen yazılı soruların panelistlerce cevaplanmasıyla sona erdi.

691
YORUM LİSTESİ
Ali DURMUŞ 30-01-2012, 13:55:18
Ercüment abiye olan hısımlığımız, Allah'ın dinine olan hısımlığımızdandır. Her kim, kıymetli büyüğüm Özkan'ın şahsını/bedenini seviyorsa, biliyoruz ki o artık yok, gelmeyecek de... Ancak Allah'ın dini hep var olacak...

Bu duygular içerisinde; E.Özkan ve edindiği misyonu anlatabilmek için, belki de 20 küsür yıldır İSTANBUL gibi bir büyük şehirde, ilk defa KUR'AN NESLİ KÜLTÜR MERKESİ gibi bir "iyiliği emredici" organizatör aracılığı ile gerçekleştirilen bu birliktelikte, Çarşamba günü siz değerli Müslüman kardeşlerimle aynı havayı soluyamadığım için ciddi manada üzgünüm.

Ancak umuyorum ki; sayın Özkan gibi Allah'ın dinini ölümüne savunan MUVAHHİD şahsiyetlerin anlatıldığı başka organizasyonların sayısı hızla artar. Kendi ajandalarımızı tutabilir; sahiplendiğimiz tevhidi duruşun nasıllığı konusunda(kıymetli şahsiyetlerin hayatlarını anarak/anlayarak), insanlara ulaşacak fırsatları oluşturabiliriz.

Özkan isminin bahane, Allah'ın dininin temelde olduğu bu güzel cem oluş için organizasyonda emeği geçen herkese, bilhassa Ş.Hüseyinoğlu ağabeyime müteşekkiriz. Dua ile...
 
O.DURGUN 30-01-2012, 11:09:22
paneli düzenleyenlerden ve katılımcılardan ALLAH razı olsun.

ercüment özkanı anlama bakımından faydalı bir birliteliğin olduğu bu panelde m.pamak ın dediği gibi bu tür yerler bizlerin vergileriyle kurulan,hizmet veren mekanlarken kendi şiarlarını ve daha birçok uygulamayı despotca başka insanlarada empoze etmeye çalışmak zulumün bir örneğidir.zatına hakkı ile inanıp iman eden müminleri ALLAH' zalimin zulmünden, tağutun tuğyanından,fasığın fıskından korusun

ayrıca abdullah pamuğun ercüment özkanın islami parti kurmadaki ve parti hakkındaki net tavizsiz düşüncelerinden bahsetmesini bilgilendirmesinide faydalı buldum...selamlar
 
Yüksel İsmailoğlu 30-01-2012, 09:47:54
Ercümend Özkan'ın dimdik ayağa kaldırmaya çalıştığı İslami düşüncenin tekrar tekrar hatırlatılması, aynı yolun üzerinde sürekli gidip gelinerek, sağlamlaştırılması gerekiyor. Bu paneli düşünen, hazırlayan, emeği geçen herkese teşekkürü borç bilirim.
 
ilyas metin 29-01-2012, 23:02:31
Emeği geçen kardeşlerimizden panele konuşmacı olarak katılanlardan ve salona gelen herkeslerden Allah razı olsun.
kitap bölümüne bakandanda
 
mehmet maksut 29-01-2012, 12:48:16
Ercüment özkan abiyi islami mücadeleye katkılarından dolayı saygıyla hurmetle anıyorum. Çabasıyla, gayretiyle örnek bir mücadele insanı olan Agabeyimizi anmak ve anlamak lazımdır. davasını ve davetini aynı heyecan ve gayretle sürdürmek bizim aradıgımız en önemli ihtiyaçlardandır. neden yeni öncüler çıkmıyor sorusunun muhasebesini yapmamızın vakti gelip geçiyor.

bu programı düzenleyen, katılan tüm kardeşlerimizden Allah razı olsun.
 
Adatepeli 29-01-2012, 11:42:41
Programi düzenleyen kardeslerden, konusmalariyla Ercümend Özkan nin ve fikirlerinin taninmasina katki saglayan degerli konusmacilardan Allah razi olsun...
 
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER

11/05/2012 - 23:08 Çeçen dağlarında mücahitler var!

18/04/2012 - 01:20 Şehadetinin 8. yılında Rantisi'yi rahmetle anıyoruz

20/03/2012 - 15:38 Şehit komutan Hattab'ı rahmetle anıyoruz

13/03/2012 - 05:58 Hay-Der'de "Malcolm'u anlama" porgramı yapıldı

29/01/2012 - 01:15 “Ercümend Özkan’ın Katkıları” panelinden notlar

13/01/2012 - 15:36 C. Afgani, M. Abduh ve Reşid Rıza mason değildi

27/12/2011 - 11:29 Akif'e yapılanlara yürek dayanır mı?

03/12/2011 - 00:09 Afganistan şehidlerimiz için gıyabi cenaze namazı kılındı

29/11/2011 - 17:35 ABD saldırısında 21 Türkiyeli genç şehid oldu

29/10/2011 - 09:27 Hay-Der'de, Bilal Yaldızcı'yı anma programı düzenlendi

21/09/2011 - 20:03 Bir İslam aliminin ardından

18/09/2011 - 21:21 Şehidlerin cenaze namazında işgalci Rusya'ya öfke

17/09/2011 - 20:21 Şehid Çeçen komutanların eşleri konuştu

29/08/2011 - 23:23 Şehid Seyyid Kutub'u rahmetle anıyoruz

04/06/2011 - 01:28 "Seyyid Kutub, ne tekfirciydi ne de şiddet taraftarı"

25/04/2011 - 19:26 Suriye'de şimdi şehadet vakti (Foto)

23/03/2011 - 10:42 Şehadetinin yıldönümünde Şeyh Ahmed Yasin

23/02/2011 - 11:00 Şehadet bir çağrıdır; nesillere ve çağlara

11/02/2011 - 07:30 Hasan el-Bennâ

12/08/2010 - 10:00 İslami uyanışın emekterlarından: Said Çekmegil

22/07/2010 - 11:22 Bir mazlum şehid: Hüseyin Kurumahmutoğlu

10/07/2010 - 20:33 Bileydim, elini öpmeden bırakır mıydım o gemide?

08/07/2010 - 17:26 Sünni gözüyle Fadlallah...

16/06/2010 - 12:36 "Ne iş olsa yaparım"

04/06/2010 - 09:53 Rahmet limanına varanlar

18/05/2010 - 13:23 İzmir'in yiğidi

02/05/2010 - 23:29 Kanal 7 muhabiri İmam Humeyni'yi yazdı

18/04/2010 - 13:10 Oğlu, şehid Rantisi’yi anlattı

23/03/2010 - 10:38 "Rachel vicdanları uyandırdı"

11/03/2010 - 10:32 Hoşnutsuzluğun isyankâr dili: Şeyh Said

22/02/2010 - 08:53 Şehadet bir çağrıdır nesillere ve çağlara…

12/02/2010 - 11:28 İslami uyanışın emektar öncüsü

04/02/2010 - 11:28 Atıf Hoca, "Frenk mukallitliği"ne kurban edilmişti

30/01/2010 - 10:44 İnanan ve yaşayan adam

17/01/2010 - 22:57 İslami hareketin akıncı beyi

22/12/2009 - 11:57 Muntazeri'yle yapılan son röportaj

06/12/2009 - 19:09 İnna lillâhi ve innâ ileyhi raciûn

27/11/2009 - 21:30 Şehadet kokan insanlar

22/10/2009 - 10:28 Ercümend Özkan, zor zamanda zor olanı söyledi

15/09/2009 - 17:26 Şanlı bir direnişin öncüsü: Ömer Muhtar

25/08/2009 - 10:16 “Mahkeme-i Kübra’da hesaplaşacağız”

09/07/2009 - 22:20 Şehid Şamil Basayev'i rahmetle anıyoruz

25/06/2009 - 01:10 Velûd bir mücadele adamı: Fethi Yeken

03/06/2009 - 09:57 İmam Humeyni anılıyor

02/05/2009 - 00:26 Muhammed Abduh -1

18/04/2009 - 06:48 Kudüs nöbetinde şehadete yürüyen bir öncü: Rantisi

28/03/2009 - 10:50 Cennetini kalbinde taşıyan adam

09/03/2009 - 23:55 İzzet ve şehadeti seçen lider: Mashadov

23/02/2009 - 11:43 İslâm’a hizmet, hayatının mânâsıydı

13/02/2009 - 13:53 Şehadetinin 60. yıl dönümünde rahmetle anıyoruz

19/01/2009 - 18:55 Allah’a İtaatte ve Halka Hizmette Geçen 50 Yıllık Bir Ömür

13/01/2009 - 06:41 Şehid Nizar Reyyan

03/01/2009 - 00:50 Atasoy Müftüoğlu

13/12/2008 - 14:38 Bir Şahid, Bir Şehid: Sedat Yenigün

18/10/2008 - 11:39 M. Said Çekmegil

08/10/2008 - 15:29 Muhammed Bakır es-Sadr

29/08/2008 - 11:41 Şehid Seyyid Kutub'u rahmetle anıyoruz

29/08/2008 - 09:31 İbn Tumert ve Muvahhidler Devleti

26/07/2008 - 17:16 M. Reşid Rıza

28/06/2008 - 16:11 Ebu'l Kelam Azad

02/06/2008 - 11:25 Islahatçı Bir Alim: İbn Teymiyye

08/05/2008 - 20:31 Bir İslam Alimi: Muhammed Esed

17/04/2008 - 09:56 Şehadetinin Dördüncü Yıldönümünde Prof. Abdülaziz Rantisi

23/03/2008 - 12:00 Şehadetinin Yıl Dönümünde Şeyh Ahmed Yasin

23/02/2008 - 10:54 İslâm’a hizmet, hayatının mânâsıydı

21/02/2008 - 11:45 Şehadet ve şehitlerimiz

15/02/2008 - 16:34 Ebu'l A'la Mevdudi

19/01/2008 - 15:49 Malik el Şahbaz (Malcolm X)

02/01/2008 - 10:13 Filistin İslami direnişi öncüsü

10/12/2007 - 14:26 Şehid Seyyid Kutub

26/11/2007 - 10:55 Bosna Müslümanlarının varoluş mücadelesinin unutulmaz öncüsü

05/11/2007 - 20:48 İslami uyanışın kadın öncülerinden

25/10/2007 - 14:57 İslami uyanışın çilekeş öncülerinden: Cemaleddin Afgani

29/08/2007 - 11:54 ALİ ŞERİATİ ( 1933 - 1977)

22/05/2007 - 17:34 HASAN el-BENNÂ (1906 - 1949)

26/04/2007 - 13:07 Bizim için hayatını feda eden cesur kız 

21/04/2007 - 18:46 Şehid Dudayev'i anarken

24/03/2007 - 12:27 İslam Davası'nın Emektarı

12/03/2007 Zalimlere boyun eğmedi, izzeti ve şehadeti seçti

06/03/2007 - 13:03 Kur'an'ı Hem Kalemiyle Hem Hayatıyla Tefsir Eden Bir Öncü:

27/02/2007 - 12:40 İZZEDDİN EL KASSAM

21/02/2007 - 16:36 ONLARDAN KİMİ SÖZÜNDE DURUP ADAĞINI YERİNE GETİRDİ...

13/02/2007 - 11:38 BATIL(I)LAŞMA ADINA İDAM EDİLMİŞTİ

06/02/2007 - 14:50 ERCÜMEND ÖZKAN
 
YAZARLAR
Fatih PALA
BAHADDİN YILDIZ VE KADİR KIYMET BİLMEK
Bünyamin ZERAN
ALİM OLMAK MI ENTELEKTÜEL OLMAK MI?
Mükerrem BULUT
DÜNYA; KALBİMİZDE Mİ ELİMİZDE Mİ?
Mustafa ATAV
DURDURUN TRENİ, İNECEK VAR!
Cemil ARSLAN
YENİ BİR DÜNYA KURMALIYIZ!
Mehmet PAMAK
MODERN PUTPERESTLİK: FUTBOL FANATİZMİ
Mehmed MAKSUT
GEZİ VE MUHASEBE
Şükrü HÜSEYİNOĞLU
MÜLK KAVRAMINI DOĞRU ANLAMAK
Ömer KARAKAŞ
KOPARILAN İMAN-AMEL BÜTÜNLÜĞÜ BAĞI
Hikmet ERTÜRK
MÜSLÜMAN OLARAK YAŞLANMAK
Ahmed KALKAN
4+4+4, MÜSLÜMANLAR İÇİN NE İFADE EDİYOR?
M. Kürşat GÜRSOY
BİR KONFERANSTAN İZLENİMLER
Fatma CEREN
BAŞLIKLI MASAL -3-
Şinasi ULUDOĞAN
AYAĞI YORGANA GÖRE UZATMAK!
ENÇOK OKUNANLAR
MEKKE VE MEDİNE`YE SAHİP ÇIKALIM
İSLAM SADECE ANLATILMAZ, YAŞANIR
MÜSLÜMAN GENÇLERDE BURÇ SAPMASI
MÜSLÜMAN OLMAK YETMİYOR MU?
TEVHİD VE ŞİRK ÜZERİNE
İNTERNETİ MÜSLÜMANCA KULLANMAK
RADİKAL AYNA
TOPLUMSAL EŞİTSİZLİK VE TABAKALAŞMA
NEYİ ANLATACAĞIZ?
SÜTÇÜ İMAM BUGÜN YAŞASAYDI NE YAPARDI?
GÜNÜN KONUSU
BİR AYET
BİR HADİS
BİR SÖZ
VİDEO
 
 
Copyright © 2009 İslam ve Hayat
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz

Evden Eve Nakliyat Evden Eve Nakliyat