İslam ve Hayat
İktibas Dergisi'nin okuyucularıyla buluşmak gayesiyle organize ettiği piknik, 26 Temmuz Pazar günü Kayseri’de gerçekleştirildi. Pikniğe yurt içi ve yurt dışından yoğun bir katılım gerçekleşti.
Kur'an tilaveti ve mealinin okunmasıyla başlayan piknik, çeşitli etkinliklerle doyurucu bir atmosferde gerçekleşti.
Bu arada İktibas Dergisi, piknik sonrası bir değerlendirme metni yayınlayıp okuyucularını bilgilendirdi. İktibas'ın, piknikle ilgili yayaınladığı metin şöyle:
"Değerli okuyucularımız!
Sizlere Temmuz sayısında duyurduğumuz Kayseri’deki büyük pikniğimiz başarıyla gerçekleşti. Bunun için Rabbimize ne kadar şükretsek yine de azdır. 26 Temmuz Pazar günü Kayseri’nin Sarımsaklı adındaki küçük ama şirin bir göleti kenarında, pek kıymetli kardeşlerimizle bir araya geldik. Hamdolsun her şey, planladığımız gibi oldu. Gerek yurt içinden, gerekse yurt dışından birçok okuyucumuz, mazeretleri gereği katılamadılar. Onları da aramızda görmek isterdik ama olmadı. Bununla beraber, katılanların memnuniyeti her hallerinden belliydi. Bunu hem sözle, hem de beden diliyle ifade ettiler. Kimi gıyabî tanışıklıklar vicahîye dönüştü. Yıllardır birbirlerini görmeyen dostların sevinçleri gerçekten görülmeye değerdi.
Pikniğin getirdiği sevinçlerin en büyüğü kuşkusuz, aynı tevhid akidesini paylaşan mü'minlerin eşleri ve çocuklarıyla birlikte sergiledikleri büyük aile fotoğrafıydı. Aynı dava uğruna bir araya gelmiş insanların oluşturduğu coşkulu halka hakikaten sevinç vesilesi olmaktadır. Sırf çocuklarımızın, buldukları bir köpek yavrusu eşliğinde kısa sürede birbirleriyle kaynaşmaları, oyunlara dalmaları bile her şeye değiyordu.
Kur'an tilaveti ve okunan ayetlerin mealinin verilmesi ardından, İktibas adına Hüseyin Bülbül bey, misafirleri selamlayan ve pikniğin amacını açıklayan bir konuşma yaptı. Ardından, öncelik sırası hariçten gelen misafirlere olmak üzere, İktibas, İktibas’ın yayın politikası ve yapılması gerekenlere ilişkin konuşmalar yapıldı. Konuşmalarda pek çok kardeşimiz, tevhidi düşünceyi İktibas’tan öğrendiğini vurguladı. Bu tür organizasyonlara olan ihtiyaç dile getirildi.
Bu arada elbette eleştiriler de oldu. Bu eleştirilerden İktibas olarak gerçekten istifade ettiğimizi belirtmek isteriz. Bilhassa yapıcı eleştirileriyle, İktibas’ın daha iyi konumlara gelmesi için kafa yorduğunu belli eden misafirlerimize şükran duyduğumuzu gönül huzuru ile söyleyebiliriz. Mesela, İktibas’ın bazı şehirlerde yeteri kadar tanınmadığı; daha fazla sosyal faaliyetler yapılması gerektiği; İktibas’ın yorum köşesinde Türkiye ve dünya gündemini daha aktif takip etmesi gerektiği, çocuklarımızı bu işe koşmadaki bazı zaaflarımız gibi eleştiriler bunlardan bazıları idi. Eleştiriler için yayın kurulu üyeleri birtakım açıklamalar yaptılar. Mesela Mukaddes Özkan Hanım, her şeyi ‘merkez’den beklemenin yanlış olduğunu, her kardeşimizin bulunduğu yerde kendi çapında bazı şeyler yapabileceğini dile getirdi. Memduh Kars ağabey ise, İktibas’ın misyonunu ısrarlı bir şekilde sürdürdüğünün altını çizdi.
Sadece yayın kurulu üyeleri değil, dergimizde yazıları yayınlanan yazarlarımızın hemen hepsi, farklı konularda görüşler beyan ettiler, bir anlamda okuyucu ile hasbihal imkânı buldular. Pikniğimize, ‘sağlık durumum elverirse’ kaydı ile katılma sözü veren muhterem Atasoy Müftüoğlu ağabeyin endişesi gerçek oldu ve aramıza katılamadı. Biz kendisini hem orada hem de burada hayırla anıyor, sağlıklı ömürler diliyoruz.
Piknikte hanım okurlarımızı konuşturmak çok kolay olmadı. Erkek konuşmacıların yaklaşık olarak üçte biri kadar hanım ancak konuştu. Müslüman hanımların bu çekincelerini anlamak mümkün değildi. Bir hanım arkadaşımız, kadınların konuşma isteksizliğini, eşlerinin fikirlerine katılıyor olmalarına bağladı. Hâlbuki bu yüzde yüz gerçek olsa bile doğru değildir. Çünkü hayat erkekten ibaret değildir. Mutfakta yemek yapan mü'min hanımların, bir kır toplantısında mikrofonla, herhangi İslami bir meseleye, yani kendi meselemize dair birkaç söz söylemesi de hak ve görevdir. Ama burada asıl kuşku, Müslüman erkeklerin, eşleri üzerinde, geleneksel bir etki oluşturup oluşturmadıklarıdır. Yani acaba erkekler eşlerine, elinin hamuruyla ‘bu işlere’ karışmamasını mı telkin(!) etmektedirler? Tabi ki bunu Müslüman erkeklerin geneli için düşünmek mümkün değildir. Bununla beraber bu olayda en fazla kusurun yine Müslüman kadınlarda olduğuna inanıyoruz. Çünkü hanımların yapmaları gereken, medenî cesaretlerini hiç değilse eşleri kadar kuşanmalarıdır. Buna engel olmaya çalışan bir Müslüman eş çakırsa, ona, Kur'an'ın mü'min erkeklerle mü'min kadınları (mü'min karı-kocayı) birbirinin velisi olarak tanımlayan naslarını hatırlatmak yeterli olacaktır!
Değerli okuyucularımız!
İktibas dergisi olarak bizler Kur'an İslamı’nın en son nefesimize kadar takipçisi olacağız inşallah. Bizim en fazla önemsediğimiz, akidemizin yüzde yüz Kur'an’a dayanmasıdır. Biz, dergimizle ilgili fikir beyan eden her müslümandan, meselenin bu boyutuna itina göstermesini, eğer Kur'an İslam'ı haricinde bir arayışa girersek bizi muaheze etmesini tavsiye ediyoruz. Pikniğimizde İktibas’ın bu hassasiyeti, mutfak personeli ve okuyucu kitlesi ile bir kez daha teyid edilmiş oldu.
İktibas ailesi olarak daha kapsamlı, daha güzel etkinliklerde buluşmayı Rabbimizden niyaz ediyoruz. Hep birlikte Allah'ı razı edecek bir hayatı eşlerimiz, çocuklarımızla birlikte paylaşmak en büyük mutluluktur.’’